8. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/04/2015 kaza tarihinde davacının yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile davalıların sürücüsü, sahibi ve trafik sigortacısı olduğu, ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi tazminat ile şoför ve araç sahibinden tahsil edilmek üzere 50.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ... için sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, dava ve talep etmiştir. Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; -Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle REDDİNE, -Davacı tarafından ... Sigorta A.Ş ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE, -Davacı tarafından ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE 12.000,00 TL manevi tazminatın 28/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf sebepleri; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede görüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, manevi tazminatın fahiş olduğu, hususlarına ilişkindir. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 28/04/2015 kaza tarihinde davacının yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile davalıların sürücüsü, sahibi ve trafik sigortacısı olduğu, ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanarak malul kaldığı anlaşılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin bulunmaktadır. Davanın davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin ticaret sicil adresi itibariyle yetkili yer mahkemesinde açılması, ZMM sigortacısı aleyhine açılan davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması göz önüne alındığında, bu hususlara temas eden istinaf istemleri yerinde değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda, kazanın meydana geldiği tarih, kusur durumu, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, davacı yaşı, tarafların, dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ile yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap