İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
Karar Etiketleri
02.12.2021
REDDİNE
ISTINAFHUKUK
HUKUK
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
556 sayılı KHK 9/2-e bendi gereğince " markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından" davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği (Dairemizin 29.04.2021 tarih, 2020/728 Esas, 2021/524 Karar sayılı kararı), davalı tarafın öncelikli hak sahibi olduğuna yönelik iddiasının yukarıda içeriği belirtilen Yargıtay ilamı karşısında dinlenemeyeceği, ayrıca davalı ...'ün gerek iş yerinde arama sırasında, gerekse Ceza Mahkemesindeki beyanında, ürünlerin Tuzla'daki fabrikadan temin edilerek müşterilere satışının yapıldığını beyan ettiği, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, ortalama tüketicilerin söz konusu her iki ürünün aynı firmaya ait olduğu algısına düşebileceği, bu şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dolayısıyla davacının manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu, Ceza Mahkemesinde davalı sanıklar hakkında delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, davalıların kötüniyet iddiasının mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı anlaşılmakla Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı, davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, Kanunu
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu
7035 sayılı Kanun
556 sayılı KHK 9/2-e bendi gereğince " markanın kullanımına ilişkin hakkı ve meşru bir bağlantısı bulunmaksızın, markanın aynısını, internet sitesinde ürün tanıtımında ticari etki yaratacak biçimde kullandığından" davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği kanaatine varılmış, 556 sayılı KHK'nin 61.maddesine tanımlanan markaya tecavüz fiillerinin gerçekleştiği tespit edilmiş, birleşen davada her iki davalının da kusurlu ve sorumlu olduğu kanaatine varılarak her iki davanın da kısmen kabulüne, asıl davada, davalının, davacı adına tescilli ... numaralı ... markasını www...com.tr alan adlı internet sitesindeki ürünler üzerinde kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davacıya ait marka haklarına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve men' ine, www...com.tr isimli internet sitesinden ... ibarelerinin çıkarılmasına, 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davada; davacının tescilli markasına tecavüzün durdurulması ve men'ine, ihlalin gerçekleştirilme şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin 1.500,00 TL manevi tazminat talebinin reddine, davacı tarafın 556 sayılı KHK'nin 62/f bendi gereğince hükmün ilânını talep etmekle hukuki yararı bulunmakla, hükmün ilânına karar vermek gerekmiştir.'' şeklinde gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin yetkilileri aleyhine aynı sebeple açılan, İstanbul Anadolu FSCHM'nin 2011/158 Esas sayılı ceza dosyasında, marka tecavüzü olmadığı tespiti ile tüm sanıkların beraat ettiğini, bu durumun Mahkemece dikkate alınmadığını, Müvekkili şirketin deposunda veya fabrikasında tespit edilmiş bir ürün bulunmadığını, taklit ürün söz konusu olmadığını, internet sitesinde ürün satışı olmadığını, bu nedenle kusur ve zarar iddialarının yeterince araştırılmadığını, müvekkilinin kendisine ait olan ve yıllardır üretip sattığı markayı satmak amacı ile hareket ettiğini, davacının markaları tescil ettirdiği tarihten bu yana kullanıma sessiz kaldığını, kötüniyetli olduğunu, Birleşen dava açısından, dava konusu markanın, davalı şirketin de içinde bulunduğu grup tarafından “ilk defa ihdas ve öncelikli olarak kullanılıp tanıtıldığını, yine tazminata hükmedilebilmesi için zarar ve kusurun ispatlanamadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
HMK md.353/1
K6100 md.1
K556 md.61
K556 md.355
K492 md.31
K6100 md.361/1
K556 md.1
HMK md.361/1