1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil, olmazsa tazminat ve ipoteğin terkini davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne, ipoteğin terkini isteğinin reddine karar verilmiş, davalı ... ve davalı ... vekilinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davalı bankanın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...’in istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak, tapu iptal-tescil ve ipoteğin terkini isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve vekalet ücretine hasren davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat ve ipoteğin terkini isteklerine ilişkindir. Davacı, davalı ... ve dava dışı ... ile birlikte oto - galeri dükkanı açma hususunda anlaştıklarını, sermaye olarak kullanılması amacıyla maliki olduğu dava konusu 1075 ada 32 parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün satışı konusunda davalı ...’ya vekaletname verdiğini, ancak daha sonra galeri açmaktan vazgeçtiğini sözlü olarak davalı ...’ya bildirdiği halde davalı vekil ...’nın taşınmazı alacaklısı olan diğer davalı ...’a borcuna karşılık bedelsiz olarak satış suretiyle devrettiğini, davalı ...’in sahibi olduğu şirketin kullandığı kredi sebebiyle çekişmeli taşınmaz üzerine davalı ...Ş. lehine ipotek tesis edildiğini, davalı ...’in eşinin kendisini defalarca arayarak davalı ...’nın kendilerine 130.000 TL borcu olduğunu, taşınmazın satılarak satış bedelinden alacağını mahsup ettikten sonra kalan bedeli iade edeceğini beyan ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların el ve işbirliği içeresinde hareket ettiklerini, herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, davalı Bankanın iyiniyetli sayılsa dahi ayni hakkın şahsi haktan üstün olduğunu ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmazsa tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., iddiaların doğru olmadığını, satışa dayanak vekaletnamenin geçerli olduğunu, taşınmazı 195.000 TL bedeli karşılığında satın aldığını ve satış bedelini davalı vekil ...’ya ödediğini, tekstil piyasasında güvenilir bir tacir olduğunu, ticari hayatın gereği olarak tekstil şirketinin kullandığı kredi sebebiyle taşınmaz üzerine davalı ... tarafından ipotek konulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davalı ...’in kullandığı krediye teminat olarak ... lehine taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, davacı ve diğer davalılar arasındaki ilişkiyi bilmelerinin mümkün olmadığını, TMK 1023.maddesi uyarınca üçüncü kişinin kazanımının korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, aşamada vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmazın gerçekte davacının yakın arkadaşı olan dava dışı ...’e ait olduğunu, davacının kredi kullanabilmesi amacıyla taşınmazın teminat amacıyla dava dışı ... tarafından davacıya devredildiğini, daha sonra davacı ve dava dışı ... ile birlikte oto-galeri açmaya karar verdiklerini, dava dışı ...’nin “çekişmeli taşınmazı davacının kullandığı kredi sebebiyle ipotekli olduğu için üzerine alamadığını, krediyi kapatıp bir kısım bedeli de elden ödemesi halinde taşınmazı satıp oto-galeri dükkanı için sermaye olarak kullanabilecekleri” teklifi üzerine anlaştıklarını, bu doğrultuda davacının taşınmazın satışı için kendisine vekaletname verdiğini, davacının 18.000 TL kredi borcunu ödeyip taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırdığını, dava dışı ...’ye de 48.000 TL elden ödeme yaptığını, ayrıca taşınmaza ait harç ve vergiler için 5.000 TL ödediğini, taşınmaz üzerindeki ipotek kalktıktan sonra taşınmazı satmayı düşündüklerini ancak emlak piyasası düşük olduğundan satmaktan vazgeçtiklerini, bunun üzerine sermaye sağlamak amacıyla davalı ... tarafından çekilecek krediye teminat olarak dava konusu taşınmazı davalı ...’e temlik ettiğini, davalı ...’in ise çektiği krediyi kendisine vermediği gibi taşınmazı da iadeye yanaşmadığını, tapuyu geri alabilmek için davalı ...’e 200.000 TL’ye yakın para verdiğini, dava dışı ...’nin kendisini kandırarak taşınmazın kredi borçlarını kendisine ödettiğini mağdur olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap