12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2008/18682 E. , 2008/22006 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gazipaşa İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2008
NUMARASI : 2005/42-2008/23
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
1.5766 Sayılı Kanunla Değişik 492 Sayılı Harçlar Kanununa ekli yargı harçları ile ilgili 1 sayılı tarifenin A bendine ilave edilen IV numaralı bölüm uyarınca temyiz başvurularında harca tabi davalarda daha önce alınmakta olan matbu temyiz harcına ilaveten 60. YTL temyiz başvurusu harcının alınması zorunlu olduğu ve başvurunun da 6.6.2008 tarihinden sonra olmasına rağmen temyiz başvuru harcı alınmadığı anlaşılmış ise de bu hususun mahallinde giderilmesi mümkün bulunduğundan dosyanın bu hususta işlem yapılmak üzere geri çevrilmesine gerek olmadığına oy birliği ile karar verilip temyiz incelenmesine geçildi;
2.İcra takibinin dayanağı bonodaki imzaya itiraz edildiği Cumhuriyet Savcılığınca alınan 24.02.2006 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile mahkemece aynı kurumdan alınan 24.08.2008 tarihli raporlarda (itiraz konusu imzanın borçlu M...T..’nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği)’nin açıklandığı anlaşılmaktadır.
İİK.nun 170/3. maddesi gereğince icra mahkemesi İİK. 68/a-4 maddesine göre yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın (borçluya ait olmadığına) kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Somut olayda bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin karar gerekçesinde yazılı olanın aksine borçlu lehine yorumlanması zorunludur. Zira, takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu bonodaki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden, alacaklı olup, bu iddianın ispat külfeti de adı geçene ait bulunmaktadır. O halde, yukarıda açıklanan raporların içeriğine göre iddiasını ispat edemeyen alacaklı olup imzaya itirazın kabulü yerine reddi isabetsizdir.
Yine yargılama sırasında, senetle ilgili olarak Ceza Mahkemesi’nde sahtecilik nedeni ile dava açıldığı belirtilmiştir. ( Hukuk Genel Kurulu’nun 06.02.2002 tarih ve 2002/19-18 esas, 2002/48 karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere). HUMK. 314 – 316 – 317. maddeleri gereğince, usulüne göre açılmış bir sahtecilik davası sırasında senedin bilirkişi marifeti ile incelenmesine ve olaydan haberdar olanların dinlenmesine karar verildiği takdirde, senet o dava sonunda verilecek hükme kadar hiçbir işleme ve isteğe esas tutulamaz. Mahkemece, ceza davasıyla ilgili dosya, yukarıdaki ilkelere göre re'sen incelenip “ön mesele olarak kabulü ile, sonucunun beklenmesine gerek olup olmadığı” saptanmadan da sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.