12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2008/17042 E. , 2008/20253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2008
NUMARASI : 2008/117-2008/378
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35.maddesine göre; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.” Somut olayda, İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2005/3357 esas sayılı icra takip dosyasından borçlulara gönderilen örnek 6 nolu icra emrinin tebliğ edildiği adrese kıymet taktir raporunun tebliğe gönderildiği, bila tebliğ dönmesi üzerine Tebligat Kanunun 35.maddesine göre kıymet taktiri tebliğ işleminin tamamlandığı anlaşılmıştır. Bu durumda daha önce Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebligat yapılan adrese satış ilanının doğrudan anılan maddeye göre tebliğ edilmesinde yasaya aykırılık bulunmamakla borçlulara yapılan satış ilanı tebliği usulüne uygundur.
Kaldı ki, tebliğ işlemi usulsüz bile olsa, muhatap tebliğden haberdar olmuş ise tebliğ işlemi geçersiz olmayıp 7201 sayılı Tebligat Kanunun 32.maddesine göre muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Borçlular vekili 02.01.2008 tarihinde Bakırköy 3.İcra Mahkemesinin 2008/3-1 sayılı dosyası ile satışın durdurulması talebinde bulunmuş olmaları karşısında en geç bu tarihte satış ilanını öğrenmişlerdir. Bu nedenle tebligat usulsüz bile kabul edilse borçlulara satış ilanının 02.01.2008 tarihinde ve satış tarihinden evvel tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. O halde Mahkemece borçlulara satış ilanı tebliğ edilmediği nedeni ile ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir. Ancak satışa esas kıymet taktirinin 06.01.2006 tarihinde satışın ise 17.01.2008 tarihinde yapıldığı ve kıymet taktiri ile satış tarihi arasında iki yıldan fazla süre geçtiği tespit edilmiştir.
İİK.nun 128/2. maddesinin son cümlesi gereğince kesinleşen kıymet takdiri için iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. H.G.K.nun 26.2.1992 günlü ve 1992/70-130 sayılı kararında, (satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağını) öngören 4. Hukuk Dairesinin 1.7.1991 günlü ve 6836/6553 sayılı kararı benimsenmiştir. Bu durumda, Mahkemece kamu düzeni ile ilgili bu hususun res’en dikkate alınarak şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğinden ihalenin feshi kararı sonucu itibari ile doğru olup, sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 14.00.YTL. onama harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 18/11/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.