26. Hukuk Dairesi

İstinaf talebinde bulunan davalı ...vekili ve davalı...vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Dosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme ile ceza yargılaması dahil, tüm aşamalarda alınan kusur raporlarının aynı yönde olduğu ve kazanın davalı sürücü Alpay Sapancı'nın, aynı yönde seyir halinde bulunan davacı idaresindeki araca arka tarafından çarpması ile meydana geldiği, oluş itibari ile davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Uzman bilirkişilerce yapılan kusur tespiti ile kusur oranının oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf eden davalıların kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için ...... bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile istinaf eden davalı tarafın bu yöndeki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. İstinafa gelen davalılar ...ve davalı...hakkında maddi tazminata ilişkin olarak hüküm kurulmadığından, davalıların bu tazminatın belirlenmesine ilişkin itirazları ise inceleme konusu yapılmamıştır. İstinafa gelen davalı taraf hükmedilen manevi tazminat miktarına da itiraz ederek, tazminat miktarının fazla olduğunu savunmuştur. Davacının tazminat istemi BK 56.maddeye dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, kaza nedeni ile davacının kalıcı maluliyetinin %15.2 ve iyileşme süresinin ise 6 ay olduğu belirlenmiş olup, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır. Davacının yaralanmasının boyutları ve kazadaki kusur durumu gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının; duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde ve her iki tarafın mali ve sosyal durumlar uygun olduğu görülerek, istinaf eden davalıların manevi tazminata yönelik istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir. Ancak, Yerel Mahkeme tarafından verilen karar ile; 167.742,28-TL maddi tazminatın davalı ... Hesabı'ndan ve 15.000,00-TL manevi tazminatın ise davalılar ...ve ...'dan tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen, davalıların harç ve yargılama giderlerinden sorumlulukları, aleyhlerine hükmedilen miktarlara uygun olarak hesaplanmamış olması usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, olaya ilişkin alınan bilirkişi raporları dosya kapsamına uygun olmakla, davalı ...vekili ve...vekilinin manevi tazminata, kusura ve maluliyet raporuna yönelik olarak ileriye sürdükleri istinaf sebepleri yerinde olmadığından reddine, ancak mahkeme tarafından harcın ve yargılama giderinin hatalı belirlenmesine dair istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılmasına, istinafa konu olmayan hususlar aynen korunarak, HMK.353/1-b.2. maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap