12. Hukuk Dairesi
Davalı vekili; davanın yasal süresinde açılmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaların boş kısmında döviz kuru ve kumaşın birim fiyatı USD cinsinden gösterilmekle birlikte, faturaların TL cinsinden hesaplanarak tanzim edildiğini, davacının alacağını döviz cinsinden talep etme imkanı olmasına rağmen, satış anındaki USD cinsini satış günündeki Türk Lirasına çevirerek tercihini bu yönde kullandığını ve alacağını Türk Lirası üzerinden talep ettiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların Türk Lirası cinsinden gösterilmiş olması, faturalarda ödemenin döviz cinsinden yapılacağı hususunda herhangi bir kayıt bulunmaması ve taraflar arasında bu yönde süregelen bir uygulama da bulunmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça düzenlenen ve davalı tarafça kabul edilmeyen 13.613,82-TL bedelli kur farkı faturasına ilişkin olduğu, taraflar arasında kur farkı ödeneceği konusunda yazılı bir anlaşma bulunmadığı, yine kur farkı ödeneceği konusunda taraflar arasında uygulama görmüş bir teamül de bulunmadığı, davacı tarafın tek taraflı olarak faturalara kaydettiği taraflar arasında mutabık kalınmayan dövize ilişkin ödeme yönündeki kayıtların bağlayıcı nitelik taşımayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; müvekkilinin, davalı tarafından kendisine USD cinsinden verilen kumaş siparişine istinaden kumaşları teslim ettiğini, davalının da kendi adına USD olarak kesilen faturaları itirazsız olarak ödediğini, gerek taraflar arasında, gerekse sektörde USD cinsinde alım satım ve vade farkının kesinleşmiş bir uygulama olduğunu, fiyatın bizzat davalı tarafından gönderilen sipariş formlarında USD cinsinden gösterildiğini, bilirkişi raporunun karar oluşturmaya elverişli olmadığını, davalının da siparişin veriliş şekline bir itirazının olmadığını, mahkemece sektördeki uygulamanın araştırılmadığını, fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmadığı sürece müvekkilinin alacağının kapanmayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın