12. Hukuk Dairesi
Davalı vekili; müvekkili şirketin 09.01.2014 tarihinden itibaren tek pay sahibi ve yetkilisinin ... olduğunu, ...'in savcılık ifadesinde "müştekinin kendisine 170.000-TL gönderdiğini, bu para ile arsa alındığını, arsayı satıp kârından davacıya pay vereceğini, arsa satılıp davacıya 50.000-TL ödendiğini, kalan borcu ödemediğini kabul ettiğini, davacıya teminat olarak 200.000-TL'lik çek verdiğini, çekin ön yüzünü kendisinin doldurarak imzaladığını, imza ve yazının kendisine ait olduğunu, çeki hangi tarihte verdiğini hatırlamadığını, çekin tarihini boş bıraktığını,yine 01.06.2017 tarihli ifadesinde de ...'nin 29.11.2013 tarihinde ... şirketine ortak olduğunu, 06.01.2014 tarihinde de ...'in devredildiğini, çekin verildiği tarihte her iki şirket yetkilisinin de kendisi olduğunu kabul ettiğini, ...'ın ise 15.06.2015 tarihli ifadesinde, eski eşi olan davacının 2012 yılı sonbahar aylarında ...'e 170.000-TL para gönderdiğini, bu paranın arsa alımında kullanılacağını, şüpheli ...'ün de bu para eline geçtikten sonra davacıya iletilmek üzerine kendisine suça konu çekin verildiğini, çek verildikten sonra ...'ün davacıya parça parça 50.000-TL para verdiğini, bu şekilde 120.000-TL borcu kaldığını, ...'ün kalan borcunu ödemeyince davacının çekin tarihini 20.01.2015 olarak doldurup 27.01.2015 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, ancak çekin ibrazında şirketin el değiştirmesi nedeniyle bankanın ödeme yapmadığını beyan ettiğini, çek üzerinde yapılan kriminal incelemede 20.01.2015 tarihinin ...'in eli ürünü olmadığının belirlendiğini, davacının da çeki üzerinde yazan tarihten önce aldığını kabul ettiğini,paranın ...'in şahsına verildiğini, bu alışverişin 2012 yılında olduğunun savcılık soruşturması sonucunda ortaya çıktığını, davacı her ne kadar çekin ileri tarihli olarak düzenlendiğini iddia etmişse de, davacının eşi tarafından sunulan fotoğrafta çekin keşide tarihinin boş olduğunu, çekin eski şirket yetkilisinin elinden çıktığı haliyle kambiyo senedi sıfatına haiz olmadığını, kaldı ki çekin ileri tarihli düzenlendiği iddiasının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının, soruşturma dosyasında müşteki sıfatıyla verdiği ifadede, dava konusu çeki ...'ten keşide tarihinden yaklaşık 8-9 ay önce aldığını, ... her ne kadar çeki 2013 yılında davacıya verdiğini iddia ediyorsa da, davacının beyanının kendisini bağlayacağı, buna göre çek keşide tarihi 20/01/2015 olduğuna göre 9 ay öncesinin 20/04/2014 olduğu, bu tarihte ise ...'un şirket yetkilisi olmadığı, çekte lehdar ciranta olan davalı ... şirketinin imzasını da önceki sahibi ...'in attığı, gerek ... ve ...'ın beyanları, gerekse çek üzerindeki imzaların aynı imza olmasından anlaşıldığı, davalı şirketin yeni ortağı ...'nin hisseleri 06/01/2014'te devraldığı, davacının savcılıktaki beyanında ...'in her iki şirketin tek sahibi olduğunu bildiği için buna güvenerek tek imzalı şekilde çeki aldığını beyan ettiği, yani davacının imzanın ...'e ait olduğunu bildiği, Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/22 esas sayılı dosyasında, dava konusu çekteki keşideci, lehtar ve ciranta imzalarının davacı şirketin yetkilisi ...'ye ait olmadığını kabul ettiklerini, imzaların önceki yetkiliye ait olduğunu beyan ettiği, buna göre çekin keşide tarihi veya davacının beyanına göre dahi keşide tarihinden 9 ay öncesinde çekin davacıya verildiği tarih nazara alındığında, bu tarihlerde davalı şirketin yetkilisinin ... olduğu, şirket adına atılan imzanın ...'ye ait olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın