6. Hukuk Dairesi
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği ödeme tarihini dilekçesinde çelişkili bir şekilde açıkladığını, davacının taleplerinin hakdüşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarına dayanak gösterdiği "belge"nin davalıyı ilzam etmeyeceğini, iş bu davada bankacılık mevzuatı hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki beyanlarının kabulünün yasal olarak mümkün olmadığını, davacının davalı tarafça SPK mevzuatının ihlal edildiği yönündeki iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının davalıların eski TTK ve BK hükümlerini ihlal ettiği yönündeki iddialarının gerçeğe uygun düşmediğini, davacının hile iddiasının yasal dayanağı bulunmadığını, hile iddiasına hukuki üstünlük tanındığı takdirde taleplerinin hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, uyuşmazlıkta haksız fiil hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının 18.700 Euro'nun TL karşılığının şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalılardan tahsiline yönelik talebi ile faiz talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davalı gerçek kişilerin zarardan sorumlu oldukları yönündeki iddiaların reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, 21.938,20 TL'nin dava tarihi olan 19/10/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine..." karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ :
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın