Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
16.12.2021 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6769 sayılı Kanun 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır. HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimal de olsa aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki genelde geçici hukuki korumalara, özelde ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacize karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine, tüm delillerin incelenmesine yeterli bir zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddiaının yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. Zira kesin hukuki koruma zaten deliller toplanıp yargılama sonuçlandırıldıktan sonra haklılık durumuna göre sağlanacaktır. Dolayısıyla geçici hukuki korumanın önemi ve amacı verilecek bir tedbir kararı ile gerçekleştirilmiş olacaktır. Tüm dosya kapsamı yaklaşık ispat şartı dikkate alınarak, talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluşmadığı, tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiğine kanaat getirilmekle davacının tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ihtiyati tedbir talebi için yasal şartların oluşmadığı kanaatine vardığını, mahkemenin vermiş olduğu bu karara katılmadıklarını, müvekkili şirket ... A.Ş.'nin, daha çok bebek ve çocuklar için tasarlanan, annelerin yaşamını kolaylaştıran ürünler tasarlayan ve üreten, bu sektörde ödüller almış, yüksek kalite bebek ürünlerinin dağıtımında uzmanlaşmış ve bir marka haline gelen önemli bir firma olduğunu, davaya konu silikon mama önlüğünün müvekkili şirketin tescilli tasarıma sahip olan bir ürünü olup özgünlük ve yaratıcılık içerdiğini, 2-.Davalının, ... A.Ş, sahibi olduğu ... mağazalarının 9 Temmuz 2020 tarihli afişinde müvekkilinin tescilli mama önlüğünü taklit ederek fason üretimini yaptırdığı "..." isimli ürünün tanıtımını yaparak ürünün satışa sunulacağını ilan ettiğini, bu afişin, ... internet sitesinde ve başkaca birçok internet sitesinde yayınlandığını, Türkiye genelinde ... mağazaları ile birtakım billboardlarda bu afişin kullanıldığıı, akabinde 9 Temmuz 2020 tarihi itibariyle ürünün, Türkiye genelinde tüm ... mağazalarında ve ... web sitesi üzerinden satışa sunulduğunu, 3- Dava dilekçesinde de sundukları fotoğraflardan anlaşılacağı üzere davalı şirketin sahibi olduğu ... mağazalarında satışı yapılan silikon mama önlüğü üzerindeki tanıtım fotoğrafının, müvekkili şirketin tescilli tasarımı olan "..." markalı silikon mama önlüğü üzerinde kullanılan fotoğraf ile birebir aynı olduğunu, üstüne üstlük müvekkilinin kendi ürünleri üzerinde kullanmış olduğu çocuk fotoğrafının da dava dışı müvekkil ... ait olduğunu, ...'un, müvekkili şirketin ortaklarından olup "..." marka tasarım tescilli mama önlüğünün tasarımcısı olduğunu, ..., tasarladığı ve ortağı olduğu "..." markasından satışı yapılan ürünlerin pazarlama ve satışında oğlu ... fotoğrafının kullanılmasına izin ve onay verdiğini ve bu iznin sadece "..." markalı silikon mama önlüğü için geçerli olduğunu, fakat davalının 9 Temmuz 2020 tarihli afişlerinde, ... mağazalarında ve web sitesinde satışa sunulan silikon mama önlüğü ürününün paketinde küçük ... ait fotoğraf/resim müvekkil şirketin ve müvekkil ... izni ve onayı olmaksızın kullanıldığını, bu noktada davalı şirketin kötü niyetli olduğu, 4-Taklit üründe, ürünlerin aynı olduğu izlenimini oluşturmak için müvekkili tarafından kullanılan ürün ambalajının da bire bir kullanılarak nihai tüketicideki benzerlik algısının iyice güçlendirildiğini, 5-Müvekkilinin uğradığı zararın, davalı şirketin tüm kasti davranışlarından kaynaklandığını, davalı şirketin hukuka aykırı bu tavrında da ısrarla devam ettiğini, daha ucuz malzeme ya da pazarlama teknikleri kullanarak veya fiyat farklılığı yaratarak, müvekkiline ait özgün tasarımlı mama önlüğünü taklit etmek suretiyle müvekkiline karşı rekabet içine girdiğini, davalı tarafça da ikrar edildiği üzere sağlanan haksız kazancın boyutunun çok yüksek olduğunu, davalının davaya konu fillerinin, hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu HMK md.353/1 HMK md.389 K6769 md.159 K6100 md.1 K492 md.1 K6769 md.355 HMK md.355 K6100 md.389/1 HMK md.362 K6769 md.159/1 K6100 md.159 HMK md.389/1 K6100 md.389 HMK md.390/3 K6100 md.355