20. Hukuk Dairesi
Asıl ve birleşen dava, marka tescil başvurusunun, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine ilişkin ... kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu ... kararının davacıya 11.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ mazbatası üzerine kaşe ile "11.01.2016" ve "11 Ocak 15" olmak üzere iki ayrı tarih basılmış ise de ... karar tarihinin 31.12.2015 olduğu da gözetildiğinde "11 Ocak 15" tarihinin sehven mazbata üzerine vurulduğu sonucuna varıldığı ve yapılan hatanın tebligatın geçersizliği sonucunu doğurmadığı, mazbata üzerindeki açıklama tam olarak okunamamakla birlikte "dışarıda" ibaresi ile "... ..." isminin okunduğu ve ismi geçen ... ... imzasının mazbata üzerinde görüldüğü, öte yandan, tebligatı gerçekleştiren Kurumun internet sayfasında da söz konusu kararın, 11.01.2016 tarihinde, "işyerinde daimi çalışana teslim" açıklaması ile muhatabına tebliğ edildiğinin belirtildiği, bu durumda, söz konusu kararın davacıya 11.01.2016 tarihinde usulünce tebliğ edildiğinin kabulü gerektiği gibi Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebligatın usulüne aykırı yapıldığı hallerde muhatabı tebliğe muttali olmuş ise tebligat geçerli sayılacağından ve davacı tarafça da ne dava dilekçesinde ne de sonraki aşamalarda söz konusu tebligatın usulüne uygun yapılmadığı ve karardan daha sonra haberdar olunduğuna ya da tebliğ yapılan kişinin çalışanları olmadığına ilişkin bir iddianın ileri sürülmediği, buna göre iptali istenen kararın, 11.01.2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiğinin kabulünün gerektiği ve işbu davanın da iki aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 16.03.2016 tarihinde açıldığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve...sayılı, 01/06/2015 gün ve... sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu hususun dava şartı olduğu, dolayısıyla resen gözetilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın