Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
21.12.2021 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 818 sayılı Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun 6361 sayılı FKFFŞK m. 9/f.II’de ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin m. 8/f.I'de de aynı yönde bir düzenleme yapılmıştır. Kanun ve Yönetmelikte açıkça, faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek, kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır. Senet borçlusu, faktoring işleminden haberdar olduğu andan itibaren, faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği şahsî defileri, faktöre karşı da ileri sürebilmektedir. Şahsî defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülebilmesi, işlemin taraflarının, kambiyo ilişkisinin sıralı tarafları olmasına bağlıdır. Buna göre, senette düzenleyen ya da keşideci, lehtar ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin de ciro ve teslim yolu ile lehtardan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, lehtar ile arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan şahsî defıleri, faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Ciro ve teslim yoluyla devraldığı bir senedi, aradaki temel ilişki nedeniyle devreden borçlu, senedi kendisinden devralan ile faktoring şirketi arasında faktoring sözleşmesinin bulunması ve senedin, ciro ve teslim yoluyla kendisinden devralandan faktoring şirketine geçmesi hâlinde, temel ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri faktoring şirketine karşı ileri sürebilmektedir. Özetlemek gerekirse; Factoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 818 Sayılı BK'nın 167/1 (TBK, md. 188/1) maddesi uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya (müşteriye) karşı ileri sürebileceği defi ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Burada Yönetmeliğin 22/2 ve yürürlük tarihine göre 6361 sayılı FKFFŞK'nun 9/2 maddesi uyarınca kambiyo senedi sebebe bağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için 6762 Sayılı TTK'nın 599. (6102 sayılı TTK ,md.687) maddesinde öngörülen "hamilin senedi kötüniyetle iktisap etmesi gerektiği" koşulu aranmayacaktır. Zira, Yönetmeliğin 22/2. ve yürürlük tarihine göre FKFFŞK'nın 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlanmaktadır. Sebebe bağlanan bu alacağın faktoring şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümleri yatmaktadır. Bu durumda davacı keşideci, lehtara karşı ileri süreceği şahsi def'ileri davalı ... şirketine karşı da ileri sürebilir. Anılan yönetmelik maddesi gereğince faktoring şirketi ciro suretiyle aldığı çekin dayanağı olan mal ve hizmet satışına dair fatura ve teslim belgesini mahkemeye sunmak zorundadır. Bu konuda ispat yükü davalı ... şirketindedir. Mali Müşavir Bilirkişi vasıtası ile yapılan inceleme ile Davalı ... Ltd.Şti.' nin çek ile birlikte 28/04/2016 tarihli ödeme araçları tevdi bodrosunu, davacı tarafa teslim ettiği ürünlerle ilgili sevk irsaliyelerinin münderacatını ve ilgili faturaları davalı ... ye teslim ettiği hususu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı ... şirketine teslim edilen ödeme araçları tevdi bordrosu, fatura ve sevk irsaliyelerinin çek bedelini ve davalı ...'nın davacıdan olan alacağını teyit ettiği, her ne kadar davacı tarafça, bilirkişi raporunda, kendisinin davalı ...'dan alacaklı olduğunun ticari defterlerine göre tespit edildiği ve dava konusu çek dayanağı faturaların toplamının çek bedeli kadar olduğu doğru ve bu faturaların ödenmesi gereken bir borcun varlığını göstermeyeceği ileri sürülmüşse de, davacının bu faturalara ve dayanağı sevk irsaliyelerine herhangi bir itirazda bulunduğuna dair delilin bulunmadığı, davacı ve davalı ... arasındaki cari hesap ilişkisinden dolayı çek bedeli malın teslim edilmediğini, kendisine faktoring sözleşmesi uyarınca ... Şti tarafından teslim edilen ödeme belgeleri karşısında davalı ... firmasının bilemeyeceği, bu sorunun davacı şirket İle davalı ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve kendi aralarında çözümlenmesi gereken bir sorun olduğu, kötü niyeti ileri sürülmeyen davalı ...'in meşru hamil olduğu, kaldı ki, 6361 sayılı Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu 6102 sayılı Kanun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.353/1 K6361 md.355 K6100 md.1 K492 md.1 HMK md.355 K6102 md.64 TTK md.599 İİK md.72/2 K6100 md.222 K6361 md.9/2 K818 md.167/1 K6762 md.9/2 HMK md.362/1 K6100 md.355