1. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükmün, sanık müdafii tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine ilgili evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın maktul ... ...'ye yönelik nitelikli kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş; incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, suçun taksirle işlendiğine, öldürme kastının ve öldürmeyi gerektirecek husumetin somut olayda mevcut olmadığına, suç vasfına, hatalı kabule, haksız tahrike, kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna; yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Üye ... ve Üye ...'in suçun olası kastla işlendiğinden bahisle verilen cezada TCK'nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğine dair karşı oyları ve oy çokluğu ile 15/11/2021 gününde karar verildi. KARŞI OY: Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2020/5126 E. 2021/14123 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık ... hakkında çocuğa karşı kasten öldürme suçundan kurulan hükümde TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması ve bu nedenle kararın BOZULMASI gerektiğinden bahisle katılmamaktayız. Yerel Mahkemece olay tarihinde sanık ...’ın, maktul ... ...’ye doğrudan kastla ateş ederek ölümüne neden olduğu kabul edilmiş ise de bu kabul dosya kapsamı ile uygunluk göstermemekte, kesin bir delile dayanmamaktadır. Dosya kapsamına göre olayın oluş şekli anlaşılmakta, öldürme eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Sanık ... ve maktul ... ... yakın arkadaş olup aynı zamanda yakın akrabalık ilişkisi içindedir. Olaydan önceki tarihlerde de birçok kez maktul ... ... suçun işlendiği eve gelmiş, yemek yemiş, oyun oynamış, çay içmiştir. Olay günü maktul ... ..., halasının oğlu olup aynı zamanda sanığın kardeşi olan tanık ...’ı telefonla aradıktan sonra akşam saatlerinde ortak arkadaşları ... ile birlikte sanık ...’ın evine gitmiştir. Dört arkadaş evde çay içtikten sonra sigara içmek amacıyla balkona çıktıklarında sanık ... yeni aldığı av tüfeğini arkadaşlarına göstermek istemiş, parmağı tüfeğin tetiğindeyken silahın patlaması sonucu maktul isabet alarak ölmüştür. Olayın anlaşılabilmesi açısından olay anını gören iki tanık beyanı önemlidir. Olay yerine maktul ile birlikte gelen ve tarafların ortak arkadaşları ... ... ve sanığın kardeşi ... uyumlu beyanlarında, sanık ile maktulün yakın arkadaş olduklarını, aralarında husumet bulunmadığını, olay günü aralarında hiçbir tartışma veya soğukluk yaşanmadığını, tüfeğin birden patladığını, olayın kazaen gerçekleştiğini belirtmektedir. ... ... kolluk beyanında “... ... ... ve ... arasında herhangi bir sorun yoktur, samimidirler. ..., ...’ın dayısının oğludur. Bu olay tamamen kazaen, bilmeyerek oldu, kasten yapılmadı.” demiş, savcılık beyanında da “..., ..., ... ve ben dördümüz takılırdık. Aramızda su sızmazdı.” diyerek olayın kaza olduğunu defaten vurgulamıştır. Kasten öldürme suçunun manevi unsuru kasttır. Kast, suç tipinin gerçekleştirilmesinin bilinmesi ve istenmesidir. TCK'nin 21 maddesinin 1. fıkrasına göre doğrudan kast "suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir." Anılan maddenin 2. fıkrasında ise olası kast düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, "kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır." Failin kastının belirlenmesi iç dünyasıyla ilgili olduğundan, tespiti son derece zordur. Bu nedenle eyleme bağlı olarak kastının açığa çıkartılması ispat hukuku açısından çok önemlidir. Kasten öldürme suçunda söz konusu olan kast, doğrudan kast olabileceği gibi olası kast da olabilir. Somut olayda, dosya kapsamındaki delillere göre sanık ...’ın dayısının oğlu olan maktulü doğrudan kasıtla öldürüp öldürmediği tereddütsüz açıklığa kavuşturulamamakta, ancak yeni aldığı av tüfeğini eli tetikte olmasına rağmen arkadaşlarına gösterirken tüfeğin patladığı ve maktulün öldüğü anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, yeni aldığı av tüfeğini hiçbir tedbir almaksızın arkadaşlarına gösteren sanık ..., tüfeğin ateş alarak balkondakilerden birinin ölebileceğini öngörmekte ancak sonucu istememektedir. Olayın gerçekleştiği balkonun büyüklüğü ve sanığın tüfeği gösterirken elinin tetikte olması birlikte değerlendirildiğinde ölüm sonucunun kabullenildiği kanaatine varıldığından kasten öldürme suçundan ceza verilmesi ancak verilen cezadan TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, kararın ONANMASINA ilişkin çoğunluk görüşüne katılmamaktayız.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın