Esas No
E. 2020/4190
Karar No
K. 2021/6257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2020/4190 K. 2021/6257 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4190, K. 2021/6257, T. 16.11.2021
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4190
Karar No
2021/6257
Karar Tarihi
16.11.2021
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2020/4190 E.  ,  2021/6257 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.01.2020 tarih ve 2019-881/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, tarafların 2007 yılında tanıştıklarını, davalının özellikle çok acil olan iki kalem ürünün parçalarının üretimi için verdiği talimat üzerine yaklaşık 2 yıl sürecek çalışma sürecinin başladığını, belli kod nolu ürünler yönünden teklif ve numune çalışması yapıldığını, davalının yıllık 2.000.000 adet tüketimden söz ederek, ürünlerden her gün 50.000 adet gönderilmesi gerektiğini belirtmesi üzerine talebin kabul edilerek girişimlerde bulunulduğunu, siparişler ve taahhütler sonucu forecast denilen ön planlamalarını yapıp, yeni makineler edindiğini, personel yetiştirip ham madde siparişleri verdiğini ancak davalının önceden bildirmeksizin siparişlerini sert bir şekilde kestiğini, stoktaki ürünlerin teslim alınması yönündeki taleplerinin karşılıksız kaldığını, başka firmadan tedarik yoluna gidildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi yönden zarara uğradığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi, olayların gelişimi dolayısıyla yaşanan sıkıntı ve elem için 25.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı, dava değerini toplam 423.244,00 TL olacak biçimde ıslah etmiştir.

Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte müvekkili şirketin davacı yana hiçbir taahhütte bulunmadığını, davacı ile sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ticari ilişkide bulunduklarını, taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığını, davacının fiyat seviyelerinin yüksek olduğunun tespiti ve bir kısım ürünlerle ilgili müşteri şikayetleri üzerine tedarikçi değişikliğine karar verildiğini, bu hususun 06/03/2009 tarihinde davacıya bildirilip artık kendileri için üretimi durdurmaları ve ellerindeki stok miktarlarını bildirmelerinin istendiğini, bu arada kesin sipariş olarak istenen ürünlerin tamamının alınarak bedelinin ödendiğini, müvekkilinin talebinden yaklaşık 3.5 ay sonra stok miktarının bildirildiğini, müvekkili şirketin iyiniyetle stoktan ürün almaya devam ettiğini, en son vergi dairesinden gelen yazıyla davacının sahte ve yanıltıcı belge kullandığı iddiasıyla uyarılması üzerine ticari itibarını düşüren, vergisel sorun da yaşamak istemeyen müvekkili şirketin ticari ilişkisini tamamen sonlandırdığını, davacının maddi tazminat taleplerinin mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, manevi tazminat koşullarının olayda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, toplanan delillere göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yaklaşık iki yıl devam ettiği, yazılı bir sözleşme olmasa dahi aradaki ticari ilişkinin davalı tarafça sonlandırıldığı, davalının sipariş ettiği ve başka türlü kullanılamayacak olan yarı mamüllerin bu ilişki kapsamında olağan olduğu, bu stoklardan dolayı davacının uğradığı 113.241,18 TL zarardan davalının sorumlu olduğu, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığı ve ispatlanamadığı, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, sipariş edilip alınmayan ürün bedeli olarak tespit edilen 113.241,18 TL maddi tazminat bedelinin 1.000,00 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihi olan 15/06/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı şirket yetkilisi temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı şirket yetkilisinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı şirket yetkilisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı şirketten alınmasına, 16/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog