Ceza Genel Kurulu
Ceza Genel Kurulu 2017/941 E. , 2021/417 K. "İçtihat Metni"Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 11. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 339-623 Sanık ...'un sahte kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan TCK'nın 245/3, 62, 52/2, 52/4, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca üç kez 3 yıl 4 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2007 tarihli ve 265-190 sayılı hükümlerin sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 21.12.2011 tarih ve 10893-23789 sayı ile; "İddianamedeki olayın anlatılış şekline göre sanığın kullandığı sahte kredi kartlarını üretmek eylemleri ile ilgili olarak TCK'nın 245/2. madde ve fıkrasından açıldığı anlaşılan kamu davası hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüş" açıklamasıyla onanmasına karar verilmiştir. Özel Dairenin onama ilamında yer alan açıklama doğrultusunda Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın sahte kredi kartı üretme suçundan TCK'nın 245/2, 62, 52/2-3 ve 53/1. maddeleri uyarınca üç kez 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, bu hükümlerin de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 24.02.2014 tarih, 30-3313 sayı ve oy çokluğuyla; "Sanığın, kardeşi ...'ın kimlik bilgilerine göre temin ettiği sahte nüfus cüzdanı ile ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankasına başvurarak aldığı sahte kredi kartlarını kullanmak suretiyle haksız yarar sağlamasından ibaret eylemlerinin kül hâlinde 5237 sayılı TCK'nın 245. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen 'Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle haksız yarar sağlamak' suçunu oluşturacağı ve bu suçtan daha önce verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, iddianamede olayın anlatılış şekline göre açıldığı anlaşılan 'Sahte kredi kartı üretmek' suçu nedeniyle de mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle fazla ceza tayini" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiş, Daire Üyesi ...; "Sanığın, kardeşi ... adına oluşturulan üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte kimlikle ... Bankası, ... Bankası ve ... Bankasından değişik tarihlerde çıkarttırıp teslim aldığı kredi kartları ile farklı tarihlerde birçok kez alışveriş yapmak şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 245. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında düzenlenen zincirleme biçimde işlenmiş 'Sahte banka ve kredi kartı üretmek' ve 'Sahte oluşturulan banka ve kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak' suçlarını oluşturduğunu düşündüğümden, bu oluşa uygun olarak Yerel Mahkemece her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması isabetli olup, daha önceden 'Sahte oluşturulan banka ve kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak' suçundan verilen mahkûmiyet kararı onanarak kesinleştiği cihetle inceleme konusu olan 'Sahte banka ve kredi kartı üretmek” suçundan verilen mahkûmiyet kararı tebliğnamedeki görüş doğrultusunda düzeltilerek onanmalı idi." görüşüyle karşı oy kullanmıştır. Yerel Mahkeme ise 15.07.2014 tarih ve 339-623 sayı ile; "Kredi kartının sahte olarak üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması, kabul edilmesi TCK'nın 245/2. maddesinde ayrı bir suç olarak ve tehlike suçu olarak düzenlenmiş olduğu TCK'nın 245/3. maddesinde ise sahte olarak üretilmiş kartın kullanılması ile yarar sağlanması ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir, TCK'nın 245/3. maddesindeki suç işlenmeden de 245/2. maddesindeki suçun işlenmesi mümkündür. Failin başkalarına ait banka hesapları ile ilişkilendirilmek suretiyle sahte kredi kartını ürettirdikten sonra bu kartı kullanması ya da başkasından satın alıp ya da kabul ederek kullanması durumlarında iki ayrı suçun (kredi kartının sahte olarak üretilmesi TCK'nın 245/2 ve 245/3, sahte üretilen kredi kartını kullanarak yarar sağlama suçlarının) oluştuğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde TCK'nın 245/2. maddesinin düzenlenmesinin mantıki bir açıklamasının bulunamayacağı, bu maddede tanımlanan suçun bir tehlike suçu olduğu" gerekçesiyle bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2017 tarihli ve 335262 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile dosya, 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesiyle değişik CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 11. Ceza Dairesince 05.07.2017 tarih ve 13870-5130 sayı ile; Yerel Mahkeme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın