Esas No
E. 2008/17903
Karar No
K. 2008/21666
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

12. Hukuk Dairesi         2008/17903 E.  ,  2008/21666 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 25/06/2008

NUMARASI : 2008/764-2008/689

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki   Hazine vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Müşteki banka taşınmazı alacağına mahsuben ihalede satın almıştır.

Satış dosyasında alacaklı banka, tahsil, cezaevi KDV, damga vergisi ve tellaliyeden muaf olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünden talepte bulunmuş, icra müdürlüğünce talebin reddine ilişkin 18.06.2008 tarihli kararın iptali içinde icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkemece şikayetin kabulü ile harçların alınmasına yönelik icra müdürü kararı iptal edilmiş, karar Hazine vekili tarafından temyize konu edilmiştir.

Medeni Usul Hukukunda olduğu  gibi İcra Hukukunda da  harç ve giderler sonuçta  haksız çıkan tarafa  yükletilir. Harç yapılan bir hizmet karşılığı olarak  devletin aldığı bir paradır. Tahsil  harcı da  bu amaca  yönelik  olduğundan alacaklıya ödeme sırasında  alındığına göre, takip masrafları çıkarıldıktan sonra kalan miktar üzerinden alacaklıdan tahsil olunur. 492 Sayılı Harçlar Kanununda harcın ödeme zamanı matrahı  miktarı belirlenmiştir. Nitekim Harçlar Kanununun 28/b maddesinde  icra takiplerinde tahsil harcı alacağın  ödenmesi  sırasında, ödeme  yapılmayan hallerde harç alacağının doğması  tarihinden  itibaren 15 gün  içinde  ödeneceği  hüküm altına  alınmıştır.Keza Harçlar Kanunun 32. maddesinde ise harcın mükellefi alacaklı olmasa dahi müteakip işlemleri  yaptırmak için ilgilisi tarafından ödenmeyen harç diğer taraf ödeyerek bilahare sorumlusundan tahsili etmek koşulu ile işleme devam olunacağı açıklanmıştır. Keza  Harçlar Kanununun 128. maddesi gereğince gerekli harçlar tamamen alınmadan işlem yapan memurlar harcın ödenmesinden mükellefler ile müteselsilen sorumlu olurlar. Ne var ki  anılan yasanın  130. maddesi ise bu kanunda ödemeleri için belli  bir süre  belirlenmiş harçlar süresi  içinde ödenmemiş ise ilgilileri tarafından sürenin sonundan itibaren 15 gün  içinde  müzekkere ile o yerin  ilgili vergi dairesine  bildirileceği  belirtilmiştir.

İİK.nun  15. maddesi ise harcın  kim tarafından ödeneceğini açıklayarak  “İcra ve İflas Harçlarını kanun tayin eder. Kanunla  hilafı yazılı değilse  bütün harç ve masraflar borçluya ait olup  neticede  ayrıca  hüküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur” demekle  tahsil  harcının sorumlusunun borçlu olduğunu açıklamıştır. Dairemizce süregelen içihatlarında da bu kural uygulanmış ise de Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen Dairemizle ilgili uyuşmazlıkta H.G.K.ca 22.9.2004 tarih  2004/12-491 Esas sayılı kararı ile  paranın  tahsili  anında  devletin harçla  ilgili  kaybını  önlemek Harçlar Kanununun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile  ilerde borçludan alınmak üzere tahsil anında  tahsil harcının  alacaklıdan  tahsili gerekeceğine karar verilmiştir.  Dairemizce açıklanan nedenle yeniden oluşturulan içtihatlarında H.G.K. kararına uygun olarak tahsil  harcının alacaklıdan tahsil  edilebileceği  görüşü  benimsenmiştir. Ancak Harçlar Kanunun 32. maddesinin söz konusu  olmadığı hallerde  dosya hesabı  kapatılırken İİK.nun 12. maddesi gereğince  borçlunun  borcu, alacaklının ödediği  tahsil harcı kadar devam edeceğinden alacaklının  ödediği harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır.  Katma Değer Vergisi ise; hizmet veya malen üretimden tüketiciye intikaline kadar her el değiştirme aşamasında alınan genel bir tüketim vergisidir. H.G.K. 29.11.2006 T. 2006/12-759 ve 2006/760 K. ) 3065 sayılı K.D.V. Kanununun 19. maddesi “Diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir. Katma Değer Vergisine istisna ve muafiyetler ancak bu kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Uluslar arası anlaşma hükümleri saklıdır” şeklinde açıklamasıyla istisnaların kanunun içinde yer alması gerektiği belirtilmiştir. Açık artırmanın gerçekleşmesi ile de satış bedeli üzerinden K.D.V.nin ödeme yükümlülüğü doğacağından ve anılan yasada muafiyet ve istisnalar sınırlı olarak belirtilmiş olup (ihracat istisnası, diplomatik istisnalar v.b.) cebri icra yolu ile malın satılması ve alıcının kamu bankası olması halinde dahi istisna kapsamı dışında olduğundan ve yukarıda belirtilen H.G.K. kararı Dairemizce de benimsendiğinden müşteki banka K.D.V.den sorumludur.   2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu 67. maddesinde “belediye sınırları ve mücavir olan sınırları içinde belediyeye ait hal, balıkhane mezat yerleri ve ilgilinin isteğine bağlı olarak, belediye münadisi veya tellal bulundurulan sair yerlerde gerçek ve tüzel kişiler tarafından her ne suretle olursa olsun, her çeşit menkul ve gayrimenkul mal ve mahsullerin satışı tellallık harcına tabidir “hükmü” öngörülmüştür. Aynı kanunun 68. maddesine göre harcın mükellefi mal ve mahsulünü satan kişidir. Harç anılan kanunun 71. maddesi gereğince belediyece görevlendirilen yetkililerce tahsil edilmektedir. Kanundaki bu düzenleme belediyenin hizmeti karşılığı alınan tellallık harcının, mezat yerinde ihalenin yapılması ile tahakkuk etiği ve ihale sonucu belirlenen satış bedeli üzerinden ihale tutanağı düzenlendikten sonra tahsil edildiğini göstermektedir.

Uyuşmazlık konusu tellallık harcının, icra müdürlüğü aracılığı ile satışa çıkarılan borçluya ait taşınmazın ihalesine alıcı sıfatı ile katılan ve alacağına mahsuben satın alan alacaklı banka tarafından ödenmesi gerekir. (HGK.nun 29.11.2006 gün ve 2006/12-759 E.- 2006/760 K. Sayılı kararında da bu durum açıklanmıştır.) 2548 Sayılı Yasanın 1.maddesinin 2.fıkrası gereğince alınacak cezaevi harcının yükümlüsü alacaklı olduğundan bu harçlar borçluya yükletilemez. Özel Yasa uyarınca alınması gereken cezaevleri kurumlarına katkı amacını taşıyan cezaevi harcından alacaklının muaf tutulduğuna dair yasal bir düzenleme yoktur. O halde Mahkemece müşteki bankanın tüm imzalarının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.  

SONUÇ :Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 04/12/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog