44. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... Ltd. Şti. tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış olduğunu, müvekkilinin o tarihlerde tebligatın yapıldığı adreste ikamet etmemesi sebebiyle, icra takibinden geç haberdar olduğundan itiraz edilemediğini, müvekkili ...'ın davalılara işbu icra dosyasından ve takip müstenidi senetlerden dolayı hiçbir borcu olmadığını, müvekkilinin icra takibinden haberdar olduktan sonra davalılarla haricen görüşmeye başladığını, yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, müvekkili hakkındaki icra takibinden vazgeçilmediğinden bu davayı açmak durumunda kaldıklarını, müvekkilinin hiçbir borcu olmadığı halde tüm mallarını haczedilmiş olduğunu satış aşamasında olduğunu, davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirket ile icra dosyası borçlusu ... arasında 20/09/2013 tarihli "düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi" imzalandığını, taraflar arasında yapılan bu sözleşmeye göre müvekkil şirket tarafından ...'e gayrimenkul satışı yapılacak, ancak getireceği üçüncü şahıslara tapu devir edileceğini, ... adlı alıcının borcuna karşılık bu sözleşmeye, ... ve ...'da kefil sıfatı ile imza attığını, davalı müvekkil şirket ile, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre bahsi geçen gayrimenkülü devrettiği halde bakiye ödemelerini alamadığını, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile bakiye 75.000,00 TL için icra takibine geçildiğini, icra dosyasının henüz kesinleşme aşamasının tamamlanmadan müvekkili şirketin kendisine olan aracılık hizmeti borcuna karşılık diğer davalı ...'ya Beyoğlu ... Noterliği'nin 19/11/2013 tarih ve ... yevmiye nolu temlikname ile gayrikabili rüca olarak devredildiğini, haksız açılan davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "Takibe dayanak senetler incelendiğinde, ön yüzünde borçlunun ..., aval verenin ..., lehtarın davalı ... Ltd. Şti. oldukları ve senedin hemen arka yüzünde ve en başta davacının da "müteselsil kefil-tarih-isim ve imzasının " yer aldığı görülmektedir. Görüldüğü üzere davacının senetteki isim ve imzası mevcut olup bu yönde bir itiraz bulunmadığı gibi senedin ön yüzünde yer olmaması sebebiyle arka yüzde ve en başta sıfatı da belirtilmiş suretiyle, aval veren olarak senetten sorumlu olduğu, bu itibarla ciroya yönelik davacı savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan davalı tarafça dayanılan 20/09/2013 tarihli, düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde sözleşmede tarafların alıcı ..., satıcı ... Ltd. Şti. ve davacı ile ...'nın da kefil olarak yer aldıkları ayrıca davacı ...'ın (cirolayan kefil) sıfatıyla sözleşmeye taraf olduğu tespit edilmiştir. Sözleşme gayrimenkul satışına ilişkin olup Borçlar Kanunu ve Tapu Kanunu hükümlerine aykırı şekilde adi yazılı belge niteliğinde tanzim edilmiş olup resmi şekle uyulmamakla beraber satış sözleşmesine konu taşınmazın alıcıya devir ve teslim edildiği ve bu hususta taraflar arasında bir uyuşmazlığın bulunmayıp geçersiz sözleşmeye konu edimin davalı şirket tarafından ifa edildiği de anlaşılmaktadır. Bu noktada geçersizliğin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Ayrıca davacı sözleşmedeki kefalete ilişkin imzası bakımından eş rızasına yönelik olarak da itirazda bulunmuş olmakla birlikte kambiyo senedini de aval veren sıfatıyla imzalamış olduğundan bu yöndeki iddia ve itirazların sonuca etkisi bulunmamaktadır. Açıklanan bu sebeplerle davacının kambiyo senetlerine yönelik menfi tespit istemi yerinde olmadığı gibi ayrıca icra takibinin kesinleşmiş olması, icra takibine ilişkin mahkememizce verilmiş bir tedbir kararının bulunmaması ve taraflar arasındaki yukarıdan beri açıklanan akdi ilişkinin varlığı da dikkate alındığında davalı tarafında kötü niyet tazminatı talebi bakımından yasal koşulların mevcut olmadığı kanaatine varılarak yerinde görülmeyen davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap