Davalı kurum vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin davacı tarafından açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini, somut olayda başvuru markası ... markası ile davacının itirazına mesnet ... esas unsurlu markalar yan yana incelendiğinde taraf markalarının karıştırılabilecek derecede benzer olmadıklarını, her ne kadar taraf markalarında "..." ibaresi ortak olarak yer alıyor ise de "..." ibaresinin "belirli bir alanda uzmanlaşmış kişiler/uzman/bilirkişi" anlamına geldiğini, bu nedenle tek başına markasal ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, ... ibaresinin piyasada yaygın kullanımı bulunan bir ibare olduğunu, fantezi-orijinal olmayan, ayrım gücü zayıf bir ibare olduğunu, özellikle ayırt edici ek/sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını, somut olayda da başvuru markasının ... ibaresinin farklı ekler alarak yeterli farklılık ve ayırt edicilik kazandığını, başvuru konusu marka ile davacı markalarının bütünsel algılamada benzerlik taşımadığını, doktrin ve Yargıtay içtihatlarında karıştırılma ihtimalinin tespitinde belirleyici unsurun markanın münferit unsurlarından ziyade markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunu, somut olayda da ibarelerin bütünüyle bıraktığı izlenim ve toplu olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzediğinden ve bu suretle iltibasa sebebiyet vereceğinden söz etmenin olanaksız olduğunu, öte yandan taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığı için somut olayda tanınmışlık koşullarının da oluşmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddiasının da haksız ve mesnetsiz olduğunu, açıklanan sebeplerle YİDK tarafından alınan kararın usule ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap