6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı (borçlu) arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, borçlu tarafından müvekkili olan şirkete cari hesap ekstresinde belirtilen alacak bedelinin ödenmediğini, işbu duruma ilişkin ---- yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnameye rağmen müvekkilinin cari hesap alacağını davalıdan tazmin edemediğini, davalı borçlunun ihtarnameye rağmen borcunu ödememe konusundaki ısrarından dolayı ----tutarında asıl alacaklarının ----- tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatma zaruretlerinin hasıl olduğunu, fakat davalı/borçlunun haksız ve yersiz olarak herhangi bir gerekçe de sunmadan icra takibine borca ve ferilerine itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, kısacası davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalı/borçlunun haksız ve yersiz olarak---- dosyasına itiraz etmesinden kaynaklı olarak itirazın iptali davalarını açmazdan evvel zorunlu arabuluculuk kanun yoluna başvurduklarını fakat arabulucu son tutanağından da anlaşılacağı üzere arabuluculuk başvurularının ------- erdirildiğini, işbu sebeple davalı ticari ilişkisi gereğince borcunun bakiyesini bilmesine rağmen müvekkilinin alacağına bir an evvel kavuşmasını engellemek, süreci uzatmak için kötü niyetle iş bu itirazı yapmış bulunduğundan, zorunlu arabulucu kanun yolunda da anlaşmaya yaklaşmamasından kaynaklı olarak alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etme zaruriyetinin hasıl olduğunu, itiraz edilen icra takibinin borçluya kesilen faturalar ve cari hesaba dayanmakta olduğunu, ödenmeyen faturaların müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, alacağın varlığı ve ulaştığı meblağın tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de sabit olacağını ve haklılıklarının ortaya çıkacağını, müvekkili alacaklının alacağının temini bakımından; borçlu tarafin icra takibine itiraz ederken hiçbir belge sunmaması ve taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak-borç ilişkisini inkar etmemesi ve borçlunun gerçekte borcu olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ileride verilecek kararın infazının mümkün olmaması göz önüne alınarak, davalı şirketin üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları ve banka hesapları üzerine İİK 257. maddesi uyarınca, öncelikle teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülen teminat ile ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının (borçlunun) haksız ve yersiz olarak yaptığı itirazın iptaline ve takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek takip talebinde belirtilen faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun takip konusu borcu takip sonrası masraflar ve işlemiş takip talebinde belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı (borçlu) nun mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalı şirketin üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları ve banka hesapları üzerine İİK 257. maddesi uyarınca, öncelikle teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülen teminat ile ihtiyati haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap