8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/9725 E. , 2021/12449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.12.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden bir kısım davacılar ... ve arkadaşları vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “ Davacılar ... ve ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Mahkemece 20.06.2006 tarihli ve 2006/42 - 483 sayılı karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmadığından aleyhlerine verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından temyiz itirazlarının reddine, davacılar ... (... oğlu, ... TC nolu), ... , ..., ..., ... , ... ve ... vekilinin temyiz itirazları bakımından; bozma kararına uyulduğu halde, gerekleri tam olarak yerine getirilmediğini Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin önceki bozma kararında, Manavgat 2. Kadastro Mahkemesinin 03.04.1997 tarihli ve 1993/23 - 1997/12 sayılı ilâmının, davacılar davada yer almadıklarından kesin hüküm ya da güçlü delil olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilerek, usûlünce tapu kaydı uygulaması ve orman araştırması yapılması gerektiğine değinildiğini mahkemece de bu bozma kararına uyulduğuna göre, bozma kararı kapsamında kalan hususlar davanın tarafları yönünden kazanılmış hak oluşturduğuna ayrıca, Manavgat 2. Kadastro Mahkemesinin 30.06.1997 tarihinde kesinleşen 03.04.1997 tarihli ve 1993/23 - 12 sayılı davanın yargılaması sırasında orman tahdidi yapıldığı; davanın, bu niteliği ile aynı zamanda orman tahdidine itiraz davası olduğu ve davalı taşınmazlar yönünden orman tahdidinin 30.06.1997 tarihinde kesinleştiği de nazara alındığında, davacıların davası aynı zamanda 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davası olduğuna, yöntemince orman araştırması yapılması ve dayanak tapu kaydının yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3 maddeleri nazara alınarak kapsamı belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm bir kısım davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatından davacıların dayandığı tapu kaydının kökü 1943 yılında Hazinenin taraf olmadığı hasımsız olarak açılan tescil davası sonucunda oluşmuş olduğundan Hazineyi bağlamayacağına, çekişmeli taşınmazların tespit tarihi olan 1963 yılına kadar davacıların iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında 1953 yılı hava fotoğrafında 1 nolu parselin tamamının 4 nolu parselin ise güney ve doğu kısımlarındaki küçük açıklıklar haricinde kalan kısımlarının maki örtüsüyle kaplı olduğunun anlaşılmasına, ... ve ... bakımından verilen karar önceki aşamalarda kesinleştiğinden gerekçeli karar başlığında gösterilmelerine gerek olmadığına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.815,00 TL avukatlık ücretinin duruşmalı olarak temyiz eden bir kısım davacılar ... ve arkadaşlarından alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazineye verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına 14.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.