KONYA Bölge Adliye Mahkemesi

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davada, bir kısım belgelerle dava dışı ....'ya ödediğini iddia ettiği bedelin ödenmesi amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini, davacının davaya dayanak yaptığı belge ve davacının beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirkete karşı dava açma ehliyetinin bulunmadığını, dava dışı ... ile davalı şirketin farklı tüzel kişiliklere haiz şirketler olduğunu, dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davalı yönünden belgelerin bağlayıcı olmadığını, TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, müvekkili şirketin bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi bunun da mümkün olmadığını, aynı şekilde müvekkilinin SPK, TTK ve BK hükümlerini de ihlal etmediğini, husumet yöneltilemeyeceğini, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini, davacının ...Yerel Mahkemesinde ... sayılı dosyası ile 15/11/2008 tarihinde açtığı davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, verilen kararın tanınması için tenfiz davasının kabulüne karar verildiği taktirde iş bu davanın kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacılar ... ve ... ile davalılardan ... arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitine, 8.948,24 Euro alacağın, dava tarihi olan 23/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek, 3095 s. Kanun'un 4/a maddesi gereğince, Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsinden açılan hesaplara uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; zararın tespitinde SPK listelerinin esas alınamayacağını, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın sunduğu ödeme belgelerinin eski tarihli olduğunu, faiz başlangıcının tahsil tarihi olması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacının ödeme ve hile iddiasını ispat ettiğine yönelik kabulünün yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı definin dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesinin usul ve yasa aykırı olduğunu, davalı tarafından SPK'ya sunulan CD ve üst yazı içeriklerinin yanlış değerlendirildiğini, zamanaşımına uğrayan dava hakkında kabul kararı verilmesinin hukuki izahının bulunmadığını, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığına yönelik kabulün TTK 329 ve 405 maddelerine aykırı olduğunu, davacının taleplerini hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının elinde bulunan hisse senetlerinin iadesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, bir kısım ödeme belgelerindeki miktarın düşülmemesinin hukuka aykırı olduğunu, dava tarihindeki yabancı paranın değeri üzerinden zarar hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin yemin delilini kullanma haklarını engellediğini ve isticvap isteminin de usul ve yasaya aykırı bir şekilde reddedildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap