10. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararından sonra, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir. Dava dosyası incelendiğinde, mahkemece her ne kadar hüküm fıkrasında; “davacının 01/03/1992 - 20/08/1994 ve 22/03/1996 - 22/01/2008 tarihleri arasında aralarında organik bağ olduğu anlaşılan davalı şirketlerde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine” şeklinde hüküm kurulmuş ise de, anılan hükme göre davacının hangi tarihlerde hangi şirket nezdinde çalıştığının tespiti belirsiz olup, ilgili hüküm infaza elverişli değildir. Bu sebeple mahkemece davacının hangi tarihlerde kaç gün süreyle davalı işyerlerinde çalıştığı tek tek belirtilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın