2. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Kolluk görevlilerince 29/12/2013 tarihinde düzenlenen tutanak içeriğine göre sanıkların kovalama sırasında üzerinden attıkları malların müştekinin konutundan çalınan malların bir kısmı olduğu ve müşteki tarafından teşhis edilerek teslim alındığı, müştekinin soruşturma evresinde alınan ifadesinde çalınan malların bir kısmının bulunarak kendisine iade edildiği geri kalan mallarının takdiri değerinin 1500 TL olduğu ve bu paranında suça sürüklenen çocuk ...'ın babası tarafından karşılandığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, yalnızca kısmi iadede bulunan veya iadeyi sağlayan fail ya da faillerin etkin pişmanlık hükmünden yararlandırılması gerekeceğinden, sanık hakkında müştekiye yönelik hırsızlık eyleminde etkin pişmanlık koşullarının oluşmaması karşısında,sanık hakkında müştekiye yönelik hırsızlık suçunda etkin pişmanlık koşulları oluşmadığı halde, sanığın cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suç tarihinde 15-18 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocukların konutun kapı kilidini kırmak suretiyle konuta girerek hırsızlık yapmaları şeklindeki eylemlerine uyan ve 5237 sayılı TCK'nun 151/1, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK'nın 66/1-e ve 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımının, 01/06/2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve suça sürüklenen çocukların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk ...'ın 18 yaşını doldurduğu 25/02/2015 tarihli oturumda alınan savunmasında müdafii istemediğini beyan ettiği nazara alındığında 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanmasına gerek olmadığı gözetilerek, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve suça sürüklenen çocukların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın