1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Maddi hasarlı trafik kazası 17.01.2019 tarihinde İzmir'in ... ilçesinde meydana geldiğini, bu sebeple zamanaşımına uğradığını, kaza tarihi olan 17.01.2019 tarihi dikkate alındığında davacının işbu davasını derdest eylediği tarih olan 02.12.2021 tarih itibariyle davacının talep ettiği alacağı 2 yıllık süreyi doldurarak zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasında, görevli ve yetkili Mahkemenin İzmir Ticaret Mahkemeleri olması sebebiyle 17/03/2021 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş ve karar 15/06/2021 tarihinde kesinleştiğini, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesince HMK m.20 kapsamında süresinde herhangi bir talep olmamasına rağmen dosya zuhulen görevli ve yetkili İzmir ... Ticaret Mahkemesine tevzi edilmiş ise de bu kez de arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle dava şartı yokluğundan davacı tarafın davasının reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde davacının otobüs ile yolcu taşımacılığı yaparak ticari faaliyette bulunduğu belirtilmiş ise de yaptığı işe ve bu işten elde ettiği gelire dair herhangi somut bir veriye yer verilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap