6. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Holding SA ile davalı şirketin farklı tüzel kişiliklere haiz şirketler olduğunu, dava dışı ... Holding ... merkezli yurt dışı merkezli, tasfiye aşamasında bulunan ve aktif malvarlığı bulunan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketten talepte bulunmasının mümkün olmadığını, işbu davada davacının, dava dışı şirketteki ortaklığı ile alakalı, müvekkili şirkete husumet yöneltemeyeceğinin açık olduğundan davanın husumetten reddini talep ettiklerini, dava dilekçesine ekli olarak sunulan belgeleri kabul etmediklerini, davalı yönünden belgelerin bağlayıcı olmadığını, TTK'nın 329. ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin ve şirketin kendi paylarını geri almasının mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddianın gerçek olmadığını, müvekkili şirket veya şirketlerin davacı taraftan para almadığını, müvekkili şirketin bankacılık mevzuatına dayanarak herhangi bir mevduat toplamadığı gibi bunun da mümkün olmadığını, aynı şekilde müvekkilinin SPK, TTK ve BK hükümlerini de ihlal etmediğini, husumet yöneltilemeyeceğini, hakdüşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, davacının Türkiye’de mutad meskeni olmadığını, teminat yatırılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 25.565,00 Euro'nun dava tarihi olan 26/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince T.C. Devlet Bankalarının bir yıl vadeli Euro cinsindeki dövize uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap