11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.07.2016 tarih ve 2014/984 E. - 2016/548 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin aleyhindeki Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2013/14962 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, takip konusu miktar kadar cari hesap borcu olduğunu ileri sürerek davalının Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün 2013/14962 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyetli borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili, davacının alacaklı ve alacağının da likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı alacağının ödenmesi için davalının verdiği 25.000 TL miktarlı çek bedelinin tahsili amacı ile başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini, cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkide davalı borcunun daha fazla olduğunu savunarak itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında cari hesap bulunmadığını, davalı kayıtlarına göre davacının bu miktarda alacağının olmadığını savunarak davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların arasındaki ilişkinin döviz bazlı olup olmadığı konusunda mutabakatsızlık olduğu, ancak tarafların, kendi aralarında cari hesaplarının döviz bazlı olacağı noktasında 02/03/2010 tarihinde protokol yaptıkları, davalının kendi cari hesap ekstresinde de 2010 ve 2011 yılındaki kur farklarına ilişkin kayıtların yapılmış olduğu, davalının takip tarihi itibariyle mütemerrit olduğu ve bu itibarla işlemiş faiz tahakkukunun mümkün olmadığı, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2013/14962 Esas sayılı dosyasında takip tarihinde davacı alacağının 47.505 Dolar karşılığı 1,9471 TL kurdan 92.496,99 TL olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 92.064.-TL olarak ele alınabileceği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, davalının Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2013/14962 Esas sayılı dosyasındaki takibe itirazının iptaline ve takibin talepnamedeki koşullarla devamına, davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hükmolunan asıl alacak 92.064.-TL’nin %20’si olan 18.412,80 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, birleşen dava yönünden takibe itirazının iptaline ve talepnamede işleyecek faiz talep edildiğinden ve faiz türü ve oranı boş bırakıldığından takibin talepnamedeki koşullarla yasal faiz uygulanarak devamına, davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hükmolunan asıl alacak konusu 25.000.-TL’nin % 20’si olan 5.000.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada dvalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın