45. Hukuk Dairesi

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalıya ait ... markası için daha evvel yazılmış bir hikayeyi senaryolaştırarak “...” adlı reklam filmi senaryosunu hazırladığını ve söz konusu reklam filmi çekime hazır hale getirdiğini, çekimini de süpervize ettiği reklam filminin yanı sıra kampanya için ilan, billboard, raket çalışmaları hazırlayarak davalı ile paylaştığını, tüm bunlara ek olarak reklam verilecek mağazalar içerisinde satış geliştirme malzemeleri tasarımları (Point of Purchase - POP çalışmaları) yaptığını, mağazalara konacak olan poster, roll-up, afiş, ayaklı display/foreks, dönkart, fiyat etiketi, wobbler gibi tüm kampanya POP malzemelerini hazırlayarak tasarımlarını davalı ile paylaştığını, bu hizmetler karşılığında düzenlenen ve davalı tarafa tebliğ edilen faturaların davalı tarafça noter kanalıyla iade edildiğini, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından da açıkça görüleceği gibi, davalı şirketin kendisine sunulan fiyat teklifini onayladığını reklam hizmeti kapsamında alacağı hizmetlere istinaden seçimler yaptığını ve direktifler verdiğini, bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından verecek hizmetlerin şekillendirerek alt yapısının oluşturulduğunu, hazırlık ve masraflar yapılarak anlaşmalar kurulduğunu ancak verilen hizmetler kapsamında oluşturulan tüm reklam ürünlerinin davalı taraf ile paylaşılmasına ve davalı tarafça kullanılmasına rağmen sözleşme bedeli ödenmediğinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak haksız itirazları nedeniyle takibin durduğunu, davalı şirketin itirazlarının aksine müvekkil şirket tarafından verilen hizmetler neticesinde hazırlanan çalışma ve malzemelerin davalıya taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde teslim edildiğini ve davalının dava tarihi itibariyle birçok farklı mecrada bunlar üzerinden ticari itibar ve kazanç sağlamaya devam ettiğini, açıklanan hususun İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/102 D.iş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporuyla sabit olduğunu beyan ederek davalının haksız itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında verilecek hizmetlerin neler olacağı ve bu hizmetlerin verilmesi sonrasında davacıya ödenecek toplam bedelin kararlaştırıldığını, davacının müvekkili şirkete bedel karşılığı vermeyi taahhüt ettiği hizmetlerin "fotoğraf çekimi ile ilgili olarak tüm fotoğrafların müvekkili şirkete teslim edilmesi ve belirlenen resimlerin retouch işleminin tam olarak tamamlanması, ilan çalışması, mağaza içi pop çalışması, dijital banner çalışmaları, hareketli banner çalışmalarının yapılması, ...’nin dijital kullanım için uyarlanması, radyo çalışması ve raket çalışmasının yapılması" olup bu hizmetler davacı tarafından tam ve eksiksiz yerine getirilmediği için müvekkilinin faturalara itiraz edilerek Bakırköy ... Noterliği’nin 15/05/2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya iade ettiğini, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde reklam ürünleri ve fotoğraf çekimi çalışmalarının davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapıldığından bahsetse de retouch çalışmalarının tamamlanmadığını, ilan ve diğer reklam çalışmalarının yapılmadığını, davacının üzerine düşen yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve yerine getirmesi konusunda defalarca uyarıldığını, davacının iddialarının aksine hizmet bedelinin ödenmesi için çalışmaların tamamlanmış olmasının kararlaştırıldığını, iki tarafa borç yükleyen taraflar arasındaki sözleşmede davacının kendi borcunu ifa etmemiş ve ifayı dahi teklif etmemiş olmasına rağmen başlattığı icra takibi ve huzurdaki davanın kötü niyetli olduğunu, davacı şirket sorumluluğunda olan fotoğraf çekiminin dahi müvekkili şirket tarafından bizzat şirket bütçesinden karşılandığını ve fotoğraf çekiminin yapıldığı aynı gün elden ödeme gerçekleştirilerek fotoğrafçı ...’dan ibraname alındığını, davacı şirket tarafından İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yapılan 2017/102 D.iş sayılı delil tespitine müvekkili şirketin 25/09/2017 tarihli dilekçe ile yasal süresi içinde itiraz ederek tespitleri kabul etmediğini, davacının müvekkil şirket tarafından senaryolaştırılmış ve çekilmiş reklam filmini ve grafikleri sanki kendi ürünüymüş gibi göstererek müvekkili şirketin yaptığı çalışmalara deyim yerinde ise konmaya çalıştığını, tüm reklam kampanyasının (sloganlar, görseller, grafik ve fotoğraflar vb.) müvekkili şirkete ait olup, davacı ile yukarıda detaylı olarak sayılan hizmetlerin verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını ancak davacı şirket tarafından verilmesi planlanan hizmetler gereği gibi yerine getirilmediğinden müvekkili şirketin grafik tasarımları ve mağaza içi görselleri kendisi yaptırarak mağazalarında kullandığını, davacı şirketin ücretsiz olarak çekeceğini taahhüt ettiği reklam filmine ait senaryo ve sloganların müvekkil şirket tarafından üretildiğini, davacı şirketin tüm bu süreçte yalnızca fotoğraf çekiminin yapılmasına aracılık ettiğini, çekime ilişkin ücretin ise müvekkil şirket tarafından çekimi yapan ...’ya ödendiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davacının iddia ettiği gibi hazırlık, altyapı gibi çalışmalar yaptığı kabul edilse dahi bu hizmetin karşılığının 30.000,00 TL olmasının hakkaniyete ve piyasa rayiçlerine aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı tarafından davalı aleyhine iki adet fatura karşılığında toplam 30.000-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı, davalının süresinde takibe itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/06/2018 tarihli raporda taraflar arasında mevcut reklam hizmetine ilişkin sözleşme kapsamında davacı tarafın edimlerini yerine getirdiğini, düzenlenen faturaların hizmet karşılığı olduğunu, fatura bedeli ile sunulan hizmetin örtüştüğünü, bu bağlamda davacı tarafın takip konusu yapmış olduğu 30.000-TL alacağının mevcut olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Her ne kadar davalı taraf sunulan hizmete ilişkin fotoğraf çekimi için dava dışı ...'ya 11.351,60-TL ödemede bulunduklarını, öncelikle bu miktar ödemenin alacaktan mahsup alınması gerektiğini iddia etmiş ise de, söz konusu ödemenin davacı tarafın muvafakatı kapsamında ve sunulan reklam hizmeti gereğince ödenip mahsup edilmesi gerektiği yönünde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından bu yöndeki istem mahkememizce kabul edilmemiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında mevcut ve inkar edilmeyen reklam hizmeti sözleşmesi kapsamında, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği üzere icra takibine konu faturadan dolayı davacı tarafın 30.000-TL alacağı bulunduğu, iş bu alacağın ödendiği hususunda dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile takibin aynı alacak üzerinden devamına, likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak..." davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde ileri sürdüğü savunmalarını tekrar ederek, davalı şirketin imza yetkilisi olmayan şahısların yapmış olduğu e-mail yazışmalarının delil niteliğine haiz olmayıp müvekkili şirketi bağlamayacağını, davacı tarafça e-mail yazışmalarının kendi işine yarayacak ve lehine olacak şekilde kırpılarak ve geçmiş yazışmalar içermeksizin dava dosyasına sunulduğunu, delil olarak sunulan yazışmaların müvekkili şirket çalışanlarının rızası dışında kayda alınan deliller olduğu için HMK'nun 189/2 maddesi uyarınca hükme esas alınamayacağını, tüm projenin tamamlanması karşılığı bir hizmet bedeli ödeneceği konusunda tarafların anlaşmaya vardığını yani aylık hizmet bedeli ödenmesi şeklinde sürekli bir hizmet ilişkisi bulunmadığını ayrıca projenin çok büyük bir kısmının tamamlanmadığını, tamamlanmış olan kısımların ise eksik olduğunu ve taleplerine uygun olmadığını buna rağmen bilirkişilerin sanki tüm proje tamamlanmış ve teslim edilmiş gibi ajans hizmet bedeli olarak 18.648,40 TL'nin ödenmesi gerektiğine karar verdiğini, bilirkişilerin raporun 5. sayfasında "taraflar arasındaki işbirliği henüz çalışmaların başlangıç aşamasındadır" tespitinde bulunup sonra da tüm proje tamamlanmış gibi ajans hizmet bedelini haklı gösterdiklerini, taraflar arasında anlaşılmış bir hizmet bedeli ve teklif bulunmamasına rağmen davacının tek taraflı e-mail yazışmaları doğru kabul edilerek iş bedelinin davacının beyanları doğrultusunda belirlendiğini, bilirkişiler davacının bir hizmet verdiğine inanıyor ise yapılması gerekenin verildiği iddia edilen hizmet bedelinin piyasa rayiçleri doğrultusunda belirlenmesi olduğunu, yine bizzat davalı tarafından ödenen fotoğraf çekim ücretinin bilirkişilerce değerlendirilmediğini, oysa bu ödemenin ibraname karşılığı yapıldığını, bu ücretin yeniden ödenmesine karar verilmesinin mükerrer ödemeye yol açacağını, sektör bilirkişisi tarafından yapılmış olan tespitlerin yalnızca sektörel bazda genel bilgiler içermekte olup somut olayın özüne ve niteliğine ilişkin tespite elverişli somut ve spesifik bir inceleme yapılmadığını, bilirkişi heyeti tarafından davacı şirketin bilgisayar sisteminde yapılan incelemeler sonucunda dava konusu işlemlerden fotoğraf çekimi, retouch, pop, raket, TVC, outdoor, layout ve ilan çalışmaları için hazırlanmış ve tamamlanmış örneklere rastlanıldığı söz konusu çalışmaların davalı yana mail ortamında gönderildiğine dair taraflar arasında e-mail yazışmalarının mevcut olduğu tespit edilmiş ise de bu tespite yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı sundukları itirazlar uyarınca yeni bir heyetten rapor alınması veya bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik ve hatalı inceleme sonucu tanzim edilmiş olan rapora dayalı olarak karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap