9. Ceza Dairesi
Bakanlığı vekili Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Mağdurenin soruşturma evresindeki ifadesi, savunma, müşteki beyanı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında ilk derece mahkemesince sanığın, olay günü yoldan geçerken görüp yanına gittiği dört yaşındaki mağdureyi dudağından öperek kalçasını tuttuğuna dair her türlü şüpheden uzak bulunmayıp, sübuta eren yanağından öpme eyleminin ise cinsel amaçla gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı kanıt temin edilemediği gözetilerek kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken düzeltilerek esastan reddedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.02.2020 gün ve 2020/76 Esas, 2020/155 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın atılı suçtan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 14.12.2021 tarihinde üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Olay günü 3,5 yaşında olan mağdure Kübra'nın evlerinin bahçesinde oyun oynadığı sırada yoldan geçmekte olan sanığın mağdurenin yanına geldiği, mağdureye "yılanı tut, yılanı tutalımmı?" şeklinde sözler söyleyerek cinsel tatmin maksadıyla mağdurun ağzını öptüğü ve mağdurun poposunu tuttuğu, mağdurun "anne anne" diye seslenmesi üzerine önce abisi tanık ...'in, daha sonra da müşteki anne ...'ın balkona çıktıkları, müşteki ...'ın mağdurenin yanında sanığı gördüğü, "ne oldu" diye seslendiğinde mağdurenin "abi ağzımı yüzümü yaladı" diye cevap verdiği, müştekinin aşağıya indiği sırada sanığın olay yerinden kaçtığı, bilahare kolluk güçlerince yakalandığı, Olayın görgü tanığı yok ise de müştekinin alt katında oturan ve olay anında evininin salonunda bulunan tanık ...'in sanık ve mağdureyi görememekle birlikte aralarında geçen diyaloğu net olarak duyduğu, sanığın mağdureye "yılanı tut, yılanı tutalımmı?" şeklinde ısrarlı sözler söylediğini, mağdurenin "anne anne" diye seslendiğini, ve olayın hemen akabinde dışarı çıktığında mağdurenin ağlayarak annesine "abi ağzımı yüzümü yaladı" diyerek sürekli yüzünü sildiğini beyan ettiği, tanık anlatımının mağdurenin 27.09.2019 tarihli ifadesi ile bire bir örtüştüğü, Sanık mağduru kendi kız kardeşine benzeterek sevgi amaçlı yanağından bir kez öptüğünü, cinsel amaçlı öpmediğini savunmuş ise de, mağdurenin olay akabinde annesine, abisi tanık ...'e ve tanık Hatice'ye sanığın ağzını yüzünü yaladığını beyan edip ağlayarak yüzünü silmesi karşısında bu savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, Olay tarihinde başka dosyada sarkıntılık suçundan hüküm giymiş bulunan ve olaydan sonra o suçtan hükmü kesinleşen sanığın olay yerinden kaçmasının da suçluluk duygusundan kaynaklandığı, Hususları hep birlikte dikkate alındığında sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği hususunda şüphe bulunmadığından mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf talebini esastan reddeden İzmir BAM 20. CD kararının onanması yerine bozma yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın