Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının imzası bulunan GKS'nin 27.12.2011 tarihli olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümlerinin değil 818 sayılı Kanun'un kefalete ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, Davalının imzası bulunan GKS'den sonraki tarihli bir GKS'ye istinaden kullandırılan bir kredi bulunmadığını, aksine borcun davalı taraf GKS'yi imzaladıktan yaklaşık 20 gün sonra kullandırılan kredili mevduat hesabından kaynaklandığını, Kredili mevduat hesabının davalı kefilin imzası bulunmayan önceki ya da sonraki bir GKS uyarınca değil, bizzat imzaladığı 27.12.2011 tarihli GKS uyarınca kullandırıldığını, sözleşmenin herhangi bir şekilde feshedilmemiş, kredili mevduat hesabının kapatılmamış olduğunu, kefil Adnan Keklikoğlu'nun, imzaladığı GKS uyarınca kullandırılan kredili mevduat hesabı borcundan sorumlu olduğunu, Faiz oranının fahiş olmadığını, icra takip tarihinde (14.11.2019) uygulanmakta olan, TCMB tarafından belirlenen faiz oranının talep edilmiş olduğunu belirtmiştir.