11. Hukuk Dairesi
Davalı vekili, 26.04.2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik uyarınca, müvekkiline dava açılmadan önce gerekli belgelerle başvuru yapılması gerektiğini, dava tarihinden önce müvekkiline gerekli evraklarla başvuru yapılmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava öncesinde başvuru yapıldığını ancak incelemeye yarar belgelerin müvekkili tarafından istenilmesine rağmen davacı tarafından tamamlanmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve kazaya karışan aracın kusuru ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 (üç) ay, sürekli iş göremezlik oranın %2 olarak tespit edildiği, trafik kazasının oluşumunda davalı sigortalısı ... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın %100 oranında tam ve asli kusurlu bulunduğu, davacıya izafe edilecek kusur oranının bulunmadığı, kaza tarihinde davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı, davalı ...nın ... plaka sayılı aracın zmms sigortacısı bulunmadığından, dava dışı işletenin ve onun eyleminden sorumlu olduğu kişinin sürücünün kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde zarar gören davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, bilirkişi raporunda belirlenen tutarlara göre davanın kabulü ile 2.538,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 12.476,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 15.014,81 TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihi olan 20/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı vekili, 26.04.2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan 6704 sayılı Torba Kanunun 5. Maddesiyle 2918 sayılı Kanunun 97’inci maddesinde yapılan değişiklik ile, “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” hükmü getirildiğini, yürürlük tarihinden sonra açılan tüm davalarda ve yapılan tüm icra takiplerinde hak sahibinin öncelikle yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevap alınamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması durumunda hak sahibinin dava açma veya tahkime başvurma hakkı doğduğu, davacı vekili tarafından yapılan başvuruda davacının maluliyetine neden olduğu iddia edilen kazaya ilişkin olarak hiçbir belge ve beyan sunulmadığını, bu nedenle talep ile ilgili olarak değerlendirme yapılamadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin mevcut olduğunu, aracın satılması nedeniyle poliçenin iptalinin söz konusu olduğunu, ancak KTK uyarınca satış/fesih bildirim tarihinden itibaren 15 gün boyunca trafik sigortasının geçerli olmaya devam ettiğini, dava konu trafik kazasının satıştan sonraki 15. gün meydana geldiğini, zarardan aracın trafik sigortacısının sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyetinin sol dizinde meydana gelen araz nedeniyle ortaya çıktığını, seyahat esnasında koruyucu elbise veya dizlik kullanılmamasının bu zararın meydana gelmesine ya da zararın artmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın