25. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1992 yılında hakkında düzenlenen müfettiş raporu üzerine yetkili kurullarca mali sorumluluğuna karar verildiğini, davacının emekli olması sebebi ile talepleri üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/10/1992 tarihli kararı ile 1.296.632.915 Eski TL borca yetecek kadar ihtiyati tedbir kararı verildiğini, usulsüz kredi kullandırımı nedeniyle davacı ve dava dışı .... hakkında Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1992/201 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, dava sonucunda verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine davanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/485 Esasına kaydedildiğini ancak verilen görevsizlik kararı üzerine ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli merci olduğuna ilişkin 28/12/2011 tarihli kararı ile giderilerek 2012/41 Esas sayısına kaydedildiğini ve 07/05/2012 tarih ve 2012/233 Karar ile asıl davanın davalısı ... ... yönünden davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 315,87TL'nin 27/10/1992 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, kararın temyiz sınırı altında olması itibariyle kesinleştiğini, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin uzun sürdüğünü, kendilerine kötü niyet atfedilemeyeceğini, davacının yargılama sürecinin hiçbir aşamasında tedbirin kaldırılması talebinde bulunmadığını, davacının ihtiyati tedbir nedeniyle zarara uğradığını iddia edebilmesi için yargılama sonucunda lehine karar verilmiş olması gerektiğini, mahkemece banka lehine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ayrıca davacı ile birlikte dava dışı üçüncü kişinin de yargılandığı Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/1104 Esas, 1996/1058 Karar sayılı ceza davasında davacı ile birlikte tüm sanıkların görevi kötüye kullanmak suçundan mahkum olduklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında görülen 2012/41 Esas, 2012/233 Karar sayılı dosyasında yargılamanın tamamlandığı ve kararın kesinleştiği, söz konusu ilamda ihtiyati tedbir ile ilgili olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı, ilgili kararın kesinleşmiş olması nedeniyle o davadaki hakkın elde edilmesini sağlamak amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğundan; o kararın kesinleşmiş olması hasebiyle tedbirin kendiliğinden kesinleşme tarihinde sona erdiği, ilgili ilamda davacı aleyhine verilen kararın kesinleştiği, davacı hakkında haksız bir tedbir kararı bulunmadığı, sözkonusu davanın davacı aleyhine sonuçlandığı, davacının tedbir kararının kaldırılmasına yönelik bir talebinin bulunmadığı, davacının davalıdan tedbir nedeniyle doğduğu iddia edilen zararın tazmini isteminin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın