15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil şirket nezdinde Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...' a ait servis kutu ve boruları davalı tarafından hasara uğradığı ve bu sebeple sigortalısına 22/10/2015 tarihinde 5.893,34 USD hasar tazminatı ödendiğini, müvekkil şirketin ödediği hasar tazminatının rücuen tahsilini teminen davalılar aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçluların haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek icra takibini durduğunu ve tüm bu nedenlerle davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin beyanları özetle; Müvekkil şirketin sıkı denetim ve gözetim altında ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde çalıştığını, alt yapı işlerinde kazı yapılacağı zaman ilgili kuruluşlara önceden bildirilir hatlarla ilgili bilgilendirme veya görevlendirilen kimseler mahalde bulunduğunu, kendi başlarına rastgele kazı yapamadıklarını, müvekkil şirketin söz konusu yerde ve tarihte bir çalışmasının bulunmadığını, davacı tarafın sigortalısının hattına müvekkil şirket tarafından zarar verildiği iddiasını kabul etmediklerini, tutanaklardan bahsedilse de bu tutanaklarda müvekkil şirket yetkililerinden veya çalışanlarından herhangi bir kimsenin adı veya imzası da bulunmadığını, tutanak fotokopisinde müvekkil şirket çalışanı olarak belirtilen ... isimli şahıs hiçbir surette müvekkil şirkette çalışmamış olup müvekkil şirket tarafından bilinen bir kimse de olmadığını, mahkemece hasar alanında gerçekleştirilecek basit bir keşif ile yapılan çalışmanın usulüne uygun olup olmadığı ile hattın mevzuata uygun döşenip döşenmediğinin de anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacının tazminat talebine dayanak gösterdiği olgular hizmet kusuru niteliğinde olduğundan davanın görevli idare mahkemelerinde açılabileceğini, sorumlu ve davalı aktif hasım olan müteahhit firma olduğunu, idare ile yüklenici firma arasında bağlanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan Eser Sözleşmesi ile İnşaat İşleri Teknik Şartnamesi, İdari Şartname, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve Kanalizasyon Özle Teknik Şartnamesi ile ilgili hükümleri uyarınca müteahhit firmanın yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü zarar, ziyan, kaza ve hasarlardan sorumlu olacağı hükmü yer aldığını, dolayısıyla iş bu davada husumetin müvekkil idareye yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup husumetten reddi gerektiğini, haksız fiilden mütevellit zararların tazmini düzenleyen BK.nun 49.maddesine göre zararın tazmini için kusur zarar illiyet bağı şartları oluşmadığını, müvekkil idarenin eylem ve işlemlerden doğan bir zararı olmadığından hukuken sorumluluğunun olmadığını, ayrıca müvekkil idare ile davalı müteahhit firma arasında imzalanan sözleşmenin 26.maddesi gereğince müteahhit firmanın yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü zarar ve ziyandan müvekkil idarenin hukuki ve cezai olarak sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının karşılıklı kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, davacının talep ettiği %20 icra inkâr talebinin de reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacı taraf kötü niyetle bu davayı açtığından %20 kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalıların vaki itirazının iptali ve icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçluların itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçluların icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Taraflarca delil olarak; ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyası, Ticari Paket Sigorta Poliçesi, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, dekont, rücu mektubu, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. Dosyaya getirtilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 11/11/2016 tarihinde 5.893,34-EURO asıl alacak ve 221,36-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.114,70-EURO üzerinden 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 18/11/2016 tarihinde davalı borçlu ... Ltd. Şti.'ne, 21/11/2016 tarihinde davalı borçlu ... 'ne tebliğ edildiği, davalı borçlular tarafından 22/11/2016 ve 23/11/2016 tarihlerinde ödeme emrine, dayanak belgelere, faize, faiz oranına, takip öncesi faize, takip sonrası ve faize ve faiz oranlarına ve tüm diğer fer'îlerine itiraz ettiği, yapılan itirazların süresinde olduğu görülmüştür.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın