43. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kiralamış olduğu araçlarda meydana geldiği iddia edilen arızaların müvekkil şirketin taktığı ekipmanlardan kaynaklanmadığını, ekipmanların montajının 25/04/2012 tarihinde yapıldığını, 1,5 sene ve 30.000 km sonrasında 18/09/2013 tarihinde araçlarda problem gündeme getirildiğini, arızanın teşhis edilmesi için serviste OBD soketinden diagnostik cihaz takıldığını ancak herhangi bir arıza kodu alınmadığını, ekipmanların 1,5 sene boyunca sorunsuz olarak çalışmış bir sistemin sadece üzerine aksesuar niteliğinde takılıyor olmasından dolayı problemin nedeni olarak görülmesinin ve araç üzerinde davacının bilgisi dahilinde sonradan takılan bir sistemin araç üreticisinin araçları garantiden çıkartması nedeniyle automatic sisteminin sıkıntı olarak ilan edilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacının probleminin müvekkil şirketten taktırdığı sistemden kaynaklandığına dair somut bir ispat vasıtası/teknik rapor ve veri bulunmadığını, davacı yanın iddialarını ispatlamak ile mükellef olduğunu, davacı tarafın arıza meydana gelmeyen araçların bakım ve onarım bedellerini müvekkil şirketten talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, garanti kapsamından çıkan araçların meydana gelen arızalarını müvekkil şirkete ödetmek istediğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davacının takip miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davalı şirketçe davacı şirket araçlarına takılan aparatların araçlarda çeşitli arızalara yol açtığı, bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere bu arızaların davalının hizmetinden kaynaklandığı, bu suretle davalı tarafın zarardan sorumlu olduğu, davacı tarafın bu araçları kendi imkanlarıyla tamir ettirdiği, yapılan masrafın kadri maruf olduğu, icra takibinden önce davacı taraf ihtarda bulunduğundan faiz isteyebileceği ancak davacı tarafın talebinin yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteyemeyeceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Davalı tarafın İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 20.807,51 TL asıl alacak ve 1.298,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.106,41 TL üzerinden aynen devamına, " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap