Mahkememizde görülmekte bulunan Eser Sahipliğine Tecavüze Dayalı (Maddi Tazminat İstemli) (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
15.10.2021 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar 5846 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir talepte bulunamayacağını, bununla beraber uyuşmazlığa konu çalışmanın FSEK. m.3te tanımlanan "musiki eser" niteliğini de haiz olmadığını, huzurdaki dava kapsamında davacı, söz konusu çalışmasının FSEK anlamında bir musiki eseri olduğundan bahisle birtakım taleplerde bulunduğunu, ancak işbu çalışmanın bir musiki eseri olduğunun kabulü mümkün olmadığını, davacının bu iddiası gerçeği yansıtmadığını, fikir ve sanat eseri çeşitlerinden biri olan "musiki eseri" FSEK m. 3 hükmü ile; " Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir." şeklinde tanımlandığını, bu doğrultuda doktrinde de musiki eser, bir kompozisyon, opera, operet, senfoni, her türden saz için yazılmış parçalar, şarkı ve türkü gibi tamamlanmış, ses ve tona dayalı eserler olarak ifade edildiğini, bununla beraber, hem Türk Hukukunda hem de yabancı hukuk kaynaklarında üzerinde mutabık olunan hususun bir eser içerisinde yer almayan, bir eserin parçası niteliğinde olmayan bir melodinin tek başına eser olarak korunmasının bir ritmin, bir ton skalasının veya tınlayışın eser olarak addedilmesinin mümkün olmadığını, aynı şekilde müzikal anlamda en küçük anlam bütünü olarak tarif olunabilecek bir motifin de tek başına eser olarak korunması söz konusu olmadığını, yine bir veya iki takttan veya en fazla yedi sesten ibaret melodilerin de, alışılmadık ve sürpriz kombinasyonlar içermedikleri müddetçe eser olarak kabul edilemeyeceğini, beş tam ve iki yarım sesten ibaret gamlar, üçlü akorlar, kesik tempolar, bu manada standart melodiler de eser olarak kabul edilemeyeceğini, bu bağlamda, huzurdaki davaya konu çalışmanın FSEK anlamında bir musiki eseri olmadığının açık olduğunu, nitekim dava konusu çalışma bir eserin parçası niteliğinde de olmadığını, bahse konu çalışma, tek başına durmakta olduğunu, cep telefonlarında kullanılmak amacıyla üretilmiş ve sadece bu kadar (8 saniye kadar) üretildiğini, bu manada işbu çalışma, tamamlanmış bir eser veya onun parçası olarak da görülemeyeceğini ve korunamayacağını, dava konusu somut olayda ise; davaya konu çalışma, özünde dört notanın üçer defa tekrarı ve dördüncü tekrarda kapanışa iki nota daha eklenmesinden ibaret olduğunu, bu manada anılan çalışmanın sıradan olduğunu, sürpriz bir kombinasyon içermediğini, olsa olsa bir motif veya yedi sesten az bir melodiden ibaret olduğunu, dolayısıyla dava konusu çalışmanın, FSEK anlamında musiki eser olarak kabul edilmesi ve bu sebeple korunması hukuken mümkün olmadığını, nitekim FSEK m. 35 hükmü de belirtilenleri destekler nitelikte olduğunu, bahsi geçen maddede musiki eserlerden tema, motif veya pasaj gibi parçaların serbestçe iktibas olunabileceğinin ifade olunduğunu, bu manada bir pasaj, tema veya motiften ibaret bir sonucun da "eser" olarak görülmediğini ve görülemeyeceğinin aşikar olduğunu, huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, aksinin kabulü anlamına gelmemek üzere, dava konusu çalışmanın, bir an için "eser" olarak kabulü halinde dahi davacı tarafın 11 yıl sessiz kaldıktan sonra huzurdaki davayı ikame etmesi, MK m.2 uyarınca iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen şifahi sözleşme kapsamında davacı tarafın ... marka cep telefonlarında kullanılacak zil sesinin hazırlanması işini üstlenmiş ve bu çalışmasının karşılığı olan 100.000,00 (yüzbin) TL sözleşme bedelinin tamamı eksiksiz bir şekilde kendisine ödendiğini, bu kapsamda, davacının eserinin izinsiz kullanıldığı şeklindeki gerçek dışı iddialarının kabulü anlamına gelmemek üzere; davacının uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra yönelttiği haksız taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın, uyuşmazlığa konu ettiği eylemleri bilmesine ve haberdar olmasına rağmen, 2007 yılından bu yana 11 yıl boyunca bahsi geçen çalışmanın kullanımına uzun bir süre sessiz kaldığını müvekkili şirketten ne yazılı ne de şifahi olarak herhangi bir ücret talep etmediğini, dolayısıyla söz konusu kullanıma zımni rıza gösterdiğini, nitekim davacının bu kadar uzun süre sessiz kalmış olması ve müvekkil şirket markasının geçen bu zaman içerisinde değer kazanmasından sonra huzurdaki davayı açarak hak iddia etmesi Türk Medeni Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5856 sayılı FSEK ve TCK kapsamında korunan kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan, davalı şirket ve yetkilileri hakkında Cumhuriyet Savcılıkları nezdinde suç duyurusu ve cezai işlem haklarımı şimdilik saklı tutuklarını, dava konusu eserin General Mobile marka telefon/mobil cihazların içinde yüklenmek suretiyle davalı tarafça satıldığından, son 10 yıllık süre içinde davalının kaç adet general mobile marka telefon ithal edip sattığı, davalının bu telefon satışlarından elde ettiği kazancın davalının 10 yıllık ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle ortaya çıkacağından, davalının bu kapsamda son 10 yıllık ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini belirtmiş, davacı müvekkiline ait eserin davalı'ya ait ... marka telefonun dizilerde/ televizyonlarda yapılan reklam ve tanıtımlarında izinsiz kullanılması sebebiyle, FSEK 68nci madde gereği fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL (Elibin Türk Lirası) maddi tazminatın iş bu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi (en yüksek ticari — avans faizi) davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yine davacı müvekkiline ait eserin davalı'ya ait ... marka telefon cihazının içine (cihaz içine, cihaz içi müzik yazılım ve proğramına ) yüklenmek suretiyle izinsiz kullanılması sebebiyle, FSEK 68 nci madde gereği fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000 TL (yüzbin Türk Lirası) maddi tazminatın iş bu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi (en yüksek ticari — avans faizi) davalıdan alınarak, davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini, müvekkilinin FSEK kapsamındaki manevi haklarının davalı tarafça ihlali sebebiyle 100.000 TL (Yüzbin Türk Lirası) manevi tazminatın iş bu davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi (en yüksek dicari — avans faizi) davalıdan alınarak, davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, hükmedilecek tazminat tutarları üzerinden Vergi Usul Kanunu K5846 md.2 K5846 md.68 HMK md.345/1 K5846 md.115