Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :  İ.İ.K.’nun 170/3.maddesinde, inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu “anlaşılırsa” itirazın reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen raporda inkar edilen imzanın borçluya ait olup olmadığının tesbit edilemediğinin açıklandığı görülmektedir. Bu durumda yasada öngörülen “inkar edilen imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması” koşulu gerçekleşmemiştir.Senette ki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. O halde, Mahkemece, borçlunun imzaya itirazının kabulüne karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddi  isabetsizdir.  Kabule göre de; Avukatlık Ücret Tarifesinin ikinci kısım,ikinci bölümünün 3.maddesine göre maktu ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken, vekalet ücretinin nisbi olarak belirlenmesi doğru değildir.  SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 19.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.  

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
19.09.2006 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk