Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2011/20462 E.  ,  2013/4996 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Ankara Kızılay Semtinde kaparo vererek iş yeri kiralayan sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket etmek suretiyle gazete ilanı ile ticari aracını satılığa çıkaran katılanı telefon ile arayıp işlerinin yoğun olduğunu söyleyerek bahsi geçen iş yerine çağırmaları, aracı görüp inceleyen sanıklardan ...'nin katılan ile pazarlık yaparak aracı 21.500,00 TL'ye satın alması hususunda araç satış protokolü imzalayarak katılan ile anlaşması, sanığın aracın bedelini peşin olarak banka havalesi ile ödeyeceklerini ancak kendilerine öncesinde vekalet çıkarmasını istemeleri, sanıkların sabit iş yerlerinin bulunmasının da etkisi ile katılanın sanık ... adına vekalet çıkarması, vekaletname ile birlikte sanıkların iş yerine giden katılanın aracın anahtarını ve vekaletnameyi şahıslara verip parasını istediğinde, parasının bankaya EFT yapıldığını söylemeleri üzerine bankaya gidip hesabını kontrol eden katılanın paranın gelmediğini görerek tekrar sanıkların yanına gittiğinde, sanıklar ... ve ...'in bir karışıklık olduğunu söyleyerek ertesi gün parasını alabileceğini söyleyerek katılanı çeşitli bahaneler ile oyalamaları, ertesi gün parasının banka hesabına yatmaması üzerine kuşkulanarak sanıklara verdiği vekaletnameyi azilname ile iptal ettiren katılanın aynı gün aracının sanıklar tarafından üçüncü şahsa satılarak ellerinden çıkarıldığını ve sanıkların ortadan kaybolduklarını öğrenmesi şeklinde gelişen olayda, sanıkların baştan beri bedelini ödemeyi düşünmedikleri aracın devrini katılandan alıp kısa sürede ellerinden çıkarma gayesi ile hareket edip, hazırladıkları mizansen çerçevesinde bu işte kullanmak üzere işyeri de kiralayıp güven telkin ederek katılanı aldatmış olmaları, rayiç bedel üzerinden anlaşma yaparak elde ettikleri aracı sanık ...'in beyanından anlaşıldığı üzere, 15.000,00 TL gibi ederinin oldukça altında bir miktara satıp ellerinden çıkarmış olmaları karşısında, sanıkların unsurları itibarı ile oluşan 5237 sayılı TCK.nun 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan mahkumiyetleri yerine, yazılı şekilde oluşa uygun düşmeyen, anlaşmazlığın hukuki ihtilaf teşkil ettiği gerekçesi ile beraatlerine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
19.03.2013 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.157/1 K1412 md.321 K5320 md.8/1