(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2013/4897 E.  ,  2013/6314 K. "İçtihat Metni"KARAR Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve hapis cezasının infazından itibaren denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2012 tarihli ve 2011/138 esas, 2012/73 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 02/05/2012 tarihli ve 2011/138 esas, 2012/73 sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/01/2013 gün ve 2012/782/4249 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2013 gün ve 2013/22912 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21/06/2012 tarihli ve 2012/15311 esas, 2012/17004 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 Türk lirası harç alınması hükme bağlanmış ve anılan Yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmî Gazetede yayımlandığı 28/12/2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29/06/2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, "ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması" koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanmasının gerektiği gibi, 6217 sayılı Kanun ile temyiz başvurularında harç alınması kuralına aykırılığın herhangi bir yaptırıma bağlanmaması karşısında, sanığın temyiz talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap