Hukuk Genel Kurulu
07.12.2021
BOZULMASINA
YARGITAYKARARI
HUKUK
Sigorta Hukuku
1479 sayılı Kanun
4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanunu
5510 sayılı Yasa'nın Geçici 1. maddesidir. Anılan düzenlemede; ''Bu Kanunu
5510 sayılı Kanun
2229 sayılı Kanunla değişik 2. fıkrasının (c) bendinde, sigortalının; 18 yaşını (veya ortaöğretim yapması halinde 20 yaşını, yükseköğretim yapması halinde 25 yaşını) doldurmamış veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malûl bulunan çocukları ile geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak koşulu ile yaşları ne olursa olsun evlenmemiş kız çocuklarına aylık bağlanacağı belirtilmiş, daha sonra 04.10.2000 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bentteki “geçimini sağlayacak başka bir geliri olmamak” koşulu, “bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” olarak değiştirilip 1479 sayılı Kanunu
1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu
2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu
4956 sayılı Kanun
1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu
5510 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında; “7/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunu
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
619 sayılı KHK ile 1479 sayılı Kanunu
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu
1479 sayılı Kanun’da 4956 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra 45/2. madde hükmünde yer alan "bu Yasa ile diğer sosyal güvenlik Yasaları kapsamında çalışmayan, bu yasalar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine aylık bağlanır." hükmünü dikkate alarak, 08.08.2003 tarihinden önce ölen Bağ-Kur sigortalılarının kız çocuklarına da ölüm aylığı bağlandığı, Kurumun farklı sigortalılık kanunlarına göre bağlanan aylıklar söz konusu olduğunda 1479 sayılı Kanun’un 46/2. maddesini hiçbir zaman uygulamadığı, zira 1479 sayılı Kanun’un 46/2. maddesinin aynı yasa kapsamında hem ana veya baba hem de kocadan hak edilen aylıklardan fazla olanın bağlanacağını ifade ettiği, 2011/58 sayılı genelgede verilen örneklerinde bu yönde olduğu ancak Kurumun yeni bir yasal düzenleme olmadığı hâlde 2013/26 sayılı genelgesiyle farklı uygulamaya başladığı, 04.10.2000–01.08.2001 ve 07.08.2003–01.10.2008 döneminde ölen Bağ-Kur sigortalılarının kız çocuklarına aylık bağlayarak ve daha önce bağlanan aylıklara, ölen eşlerinden dolayı 5434 veya 506 sayılı Kanunlar kapsamında bağlanan ölüm aylığının engel olmadığını kabul ederek iptal işlemi yapmadığı, 01.10.1972–03.10.2000 ve 08.08.2001–01.08.2003 tarihleri arasındaki dönemde ölen sigortalıların hak sahibi kız çocuklarına sonraki lehe olan yasal düzenlemeler gereğince bağladığı ölüm aylıklarını gelir testine tabi tutarak geçimini sağlayacak gelirleri bulunduğu gerekçesiyle iptal ettiği, daha sonra SGK Emeklilik İşlemleri Genel Müdürlüğünün 02.09.2017 tarihli "Genel Yazısı" ile, 01.10.1972 – 03.10.2000 ve 08.08.2001 – 01.08.2003 dönemlerinde ölen sigortalıların kız çocuklarına gelir testi yapılmadan, kendi sigortalılıkları veya kendi sigortalılıkları nedeniyle bağlanan gelir ve aylık almamaları hâlinde ölüm aylıklarının bağlanmasına yönetim kurulunca karar verildiği ancak Kurumun kestiği aylıkları yönetim kurulu kararı uyarınca 2016 yılı Ekim ayından itibaren yeniden bağlamasına karşın, daha önce ödediği aylıkları borç kaydederek iade etmediği, davanın reddine karar veren mahkemelerin 1479 sayılı Kanun’un 4956 sayılı Kanun ile değişik 46/2. maddesine göre hem kocadan hem ana veya babadan aylığa hak kazanılması durumunda fazla olanın ödeneceği gerekçesine dayandığı, bu değerlendirme ile sosyal güvenlik hukukunun genel yapısının gözden kaçırıldığı, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur ve T.C. Emekli Sandığının ayrı ayrı tüzel kişiliğe sahip ayrı ayrı yasalara göre sosyal güvence sağlayan Kurumlar olduğu, her bir Kanunu
K1479 md.45
K4956 md.23
K619 md.46
K1479 md.45/2
K2229 md.20
K1479 md.54
K5510 md.46/2
K5510 md.35
K506 md.46/2
K5510 md.54
K4956 md.46/2
K5510 md.34
K5510 md.1
K2925 md.54
K2229 md.46
K1479 md.46/2
İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com Bu belge 16.04.2026 tarihinde oluşturulmuştur. Resmi belge niteliği taşımaz.
Hukuk Genel Kurulu 2021/228 E. , 2021/1583 K.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com | Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.