6. Hukuk Dairesi
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK'nın koşullarını sağlamadığını, davacının dava dilekçesinde anlatılan haricinde iddia ve somut maddi bir vakıaya yer verdiğini, müvekkili şirkete ne kadar para verdiğini en iyi bilecek kişinin davacı olduğunu, bilmediğini, bu nedenle bilirkişiler tarafından tespiti gerektiği iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının müvekkili şirkete karşı ileri sürebileceği her türlü iddia ve talep hakkının, hak düşürücü süreye uğradığını, aynı zamanda zamanaşımına da uğradığını, ayrıca davacının hisse senetlerini yıllardır yedinde bulundurarak ortaklık ilişkisini benimsemesine rağmen mahkemeden ortaklığın geçersizliğinin tespitinin talep edilmesinin çelişki olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 07/12/2019 gün ve 30971 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe girerek 7194 s. Kanun'un 41. maddesi ile 25/03/1987 tarihli ve 3332 s. Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler ile 3182 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanunun da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'a eklenen geçici 4/2. maddesi gereğince, davacının davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verdiği görülmüştür. İSTİNAF SEBEPLERİ:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın