11. Hukuk Dairesi

Dava, alacağın iflas masasına kayıt kabul istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizin 08/03/2019 tarih ... Esas ... karar sayılı kararında; Mahkemece öncelikle davanın İİK nın 235. maddesince 15 günlük süresi içerisinde açılıp açılmadığının tespiti gerektiği belirtilmiştir. İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir. İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, İkinci Baskı, Ankara, sh. 1327.) Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra cetvelinin alacaklıların incelemesine hazır bulunduğunun belirtilmesi yeterlidir. İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır. 6100 sayılı HMK'nın 104. maddesi “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” hükmünü içermektedir. HMK'nın 104. maddesine göre bitmesi adli tatile rastlayan sürelerin yedi gün daha uzatılmış sayılması, sadece, adli tatilde bakılamayacak olan iş ve davalara ilişkin olup, HMK'nın tayin ettiği süreler içindir. Başka kanunların, özellikle maddi hukuka ilişkin kanunların tayin ettikleri hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin bitmesi adli tatile rastlarsa, bunların adli tatilin bitmesinden itibaren yedi gün daha uzatılmış sayılmasına imkân yoktur.(Bkz. Prof.Dr. Baki Kuru, "Hukuk Muhakemeleri Usulü" 6. Baskı Cilt: 5, sh. 5508 vd.) Somut dosya kapsamından, davacı tarafça kayıt kabul başvurusu üzerine iflas idaresince 10/07/2017 tarihinde başvurunun reddine karar verildiği, eldeki davanın ise 31/07/2017 tarihinde açıldığı davacıya iflas idaresi kararının tebliğine ilişkin belgenin dosya arasına alınmadan Dairemizin önceki kararı da bu yönde olmasına rağmen araya adli tatilin girdiği yasal olmayan gerekçesiyle davanın süresinde açıldığının kabulü hatalı olmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacıya iflas idaresine başvurusuna ilişkin dilekçesi ve ekleri iflas idaresinin ret kararı, ret kararının davacıya varsa tebliğine ilişkin tebligat parçası yoksa sıra cetvelinin hangi gazetelerde yayınlandığına ilişkin belgelerin birer suretinin dosya arasına celp edilerek karar vermesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, davanın süresinde açıldığının tespit edildiği takdirde davacının işçilik alacaklarının temelini davalı müflis şirketin haksız fesihine dayandırmış olup iş akdinin ne şekilde feshedildiğine dair herhangi bir belge bulunmasa da davacının işten ayrılış bildirgesinin SGK'ya kod ....olarak bildirilmiş olduğu gözetilip iş akdinin haksız olarak feshedildiği ispatlanmadan ve davalının Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyasında davacının tek yetkilisi olduğu şirket için de davacıdan uzun süredir haber alınamadığı gerekçesiyle idare ve temsil kayyımı atanmasına karar verildiği hususları da gözetilmeksizin 09/03/2020 tarihli yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilip davalının bu yöndeki itirazları değerlendirilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve davanın niteliği gereği maktu harca tabi olup maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap