(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/16427 E. , 2012/22652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı ... hakkındaki davanın kabulüne diğer davalı yönünden feragat nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, eşi ile birlikte aracını satmak için oto pazarına gittiklerinde davalı ...'un kendilerine oto galerisi olduğunu söylediğini, noterden davalı ... adına süreli vekaletname çıkarttıklarını, davalı ... ile yaptıkları sözleşmede araç için hiçbir satış bedeli alınmamasına rağmen sözleşmeye imza atıldıktan sonra satış bedelinin tamamının alındığına dair sonradan şerh düşüldüğünü, aracın Cumhur tarafından diğer davalı ...'e satıldığını öğrendiklerini ileri sürerek, oto satış mukavelesinin iptaline, aracın halen kendisine ait olduğunun tespitine ve tarafına iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddini dilemişler, davalı ... tarafından dosyaya sonradan sunulan beyan dilekçesinde davalı ... davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, Cumhur hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, İbrahim hakkında açılan davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hangi hususun kabul edildiği açıkça belirtilmemiştir. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer 2012/16427-22652 açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüte yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Mahkemece sadece davanın kabulüne karar verilmiş, hangi hususun kabul edildiği açıkça belirtilmemiş olmakla, bu hali ile verilen karar HUMK.nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde açıkça , HUMK.’nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.