11. Hukuk Dairesi
Davacı vekili, müvekkili şirketin kripto varlık hizmet sağlayıcısı olduğunu, davalıların ise dünya çapında sosyal medya platformuna sahip bir uluslararası şirket ve onun Türkiye temsilciliği için TTK hükümleri uyarınca kurulmuş şirket olduğunu, www.....com alan adlı web sitesinin ve ... mobil uygulamasının sahibi, işleteni, yayıncısı olduklarını, davalıların ...'in işleticisi ve yayıncısı olarak, müvekkili şirketin rakiplerinin reklamlarını yoğun şekilde kabul ettikleri halde müvekkilinin reklamlarını ise hiç bir makul sebep yokken reddettiğini, TTK m. 54 uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiklerini, Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/124 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını belirterek; davalılara ait sitenin mobil ve web versiyonunun, https protokolleri ve IP bazlı şekilde olması fark etmeksizin, HMK uyarınca tedbiren erişime engellenmesine, davalıların eylemlerinin TTK'nın m. 54 vd. hükümleri uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına, men'ine ve eski hale iadesine, ...'ın davacı şirkete uyguladığı reklam yasağının hem ihtiyati tedbir yoluyla tedbiren hem de nihai hükümle kaldırılmasına, haksız rekabetin tespitine dair kararın kesinleşmesinden sonra davalıların web sitesi'nde ve Türkiye'nin en yüksek tirajlı gazetesinde ilan ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince, 6012 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 61/1 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince haksız rekabetin mevcut olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, davacının ihtiyati tedbir talebi yönünden davanın esası yönünden haksız rekabetin oluştuğuna ve zararın doğduğuna dair kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte deliller sunmadığı, ayrıca somut olayda, 6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi durumunun mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın davalının internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı-ihtiyati tedbir vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın