(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11629 E. , 2013/12273 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekmektedir. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu ise; bir hakka dayanmaksızın özel mülkiyete veya köy tüzel kisiliğine ait olan veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan mera, harman yeri, yol ve sulak gibi tasınmaz mallara veya eklentilerine müdahalede bulunulması ile oluşmaktadır.
Mülkiyeti katılan ...'e ait olan ... ilçesi, ... köyü, 105 ada 77 parsel sayılı taşınmaza burada çıkan kaynak suyunun toplanıp köy çeşmesi ve okuluna dağıtımı için suç tarihinden 50-60 yıl önce Yol Su Elektrik Kurumu tarafından depo yapıldığı, suyun naklini sağlayan ve eskiyen tesisat borularının tamiri için sanık köy muhtarı ... öncülüğünde karar alındığı ve tadilat işini diğer sanık ...'un üstlendiği, sanık ...'un tadilat esnasında katılana ait arazideki bir kısım dikili ağaçlara zarar verdiği ve arazinin altından boru geçirerek suyun naklini sağladığı bu şekilde her iki sanığın da mala zarar verme, hırsızlık ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını işledikleri iddia edilen olayda; olay yeri görgü tespit tutanağında ihtilafa konu suyun ...'in tarlasının hemen yanında bulunan kayanın alt kısmında olduğunu ve şahsın tarlası ile bir ilgisinin olmadığını, köy tüzel kişiliğince 1950'li yıllardan itibaren köye bağlandığını, fen bilirkişisinin raporunda da tespit edilen su deposuna gelen suyun hangi kaynaktan depo edildiğinin, zeminde gözle görülür bir su kaynağı olmadığı için tespit edilemediğinin belirtildiği, tutanak tanıkları ve tanıkların beyanlarından, köyün ihtiyacını karşılayan suyun aktarılmasını sağlayan su borularının eskimesi nedeni ile plastik su borularının döşenmesi amacıyla eski boruları çıkararak aynı hat üzerinden plastik boruların takıldığı, kaynak suyunun katılanın arsasından çıktığı düşünülse bile bu su üzerinde ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde hak sahibi olacağı, bütünüyle hak iddia edemeyeceği, bu nedenle katılanın kendisine ait olmayan suyun hırsızlanmasının söz konusu olmayacağı, kasten işlenebilen suç olan hırsızlık suçundaki kasıt unsurunun gerçekleşmediği, sanıkların doğal olarak akan suyu katılanın arazisinden boru geçirmek sureti ile taşıması eyleminin Medeni Kanun anlamında mecra irtifakı ile ilgili olduğu ve bu kapsamda "her taşınmaz malikinin uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolunun başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.." hükmü gereği mecra hakkının kullanılmasından ibaret olan eylemde zapt ve tasarruf kastının olmadığı, mecra hakkının kullanımının söz konusu olduğu, bu hakka riayet edilmediği iddiası varsa katılanın hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetinin olduğu; katılanın ağaçlarına zarar verildiği yönünde iddiası varsa da ortada herhangi bir zararın olmadığı, kasten işlenen bu suçta sanıkların kasıtlarının olmadığı hususları gözönünde bulundurularak sanıkların üzerlerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz, hırsızlık, mala zarar verme suçlarından kasıt yokluğundan ayrı ayrı beraatlerine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.