6. Hukuk Dairesi 2021/5850 E. , 2022/28 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, davacı şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, ancak zaman içinde ekonomik durumlarının bozulduğunu ileri sürerek, İİK’nın 286. maddesi kapsamında davanın kabulü ile 3 aylık geçici mühlet kararı ve sonrasında kesin mühlet kararı verilmesini ve konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı şirkete ait konkordato projesinin kaynaklarıyla uyumlu olmadığı, ödenmemiş işçilik ücreti, vergi ve SGK borcu olduğu, doğrudan doğruya iflas koşullarının bulunduğu gerekçesiyle davacının iflasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda davacı şirkete ait konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve kaynaklarıyla orantılı olmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.İİK'nın 308. maddesi uyarınca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verir. Doğrudan doğruya iflas halleri ve usulü İİK’nın 177.maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 177/3. fıkrasında ise İİK’nın 308. maddesindeki koşulların varlığı da doğrudan doğruya iflas hali olarak sayılmıştır. Bu durumda,
İİK'nın 308. maddesi gereğince iflas kararı verilebilmesi İİK'nın 177. maddesindeki şartlara tabi kılınmıştır.
İİK’nın 177/4. maddesi uyarınca iflas kararı verilmeden önce Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlunun dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılacağı düzenlenmiştir.
İİK’nın 308. maddesi uyarınca iflas kararı verilmesi İİK’nın 177. maddesi şartlarına tabi kılındığına göre, 308. maddesi uyarınca iflas kararı verilmeden önce İİK’nın 177/4. maddesi gereğince borçlunun dinlenilmesi gerektiği sonucuna varmak gerekir.
Somut olayda, konkordato talep eden borçlu şirketin yetkili temsilcisinin yargılama sırasında mahkemeye çağırılarak dinlenmediği, İİK’nın 177/4 maddesi hükmünün yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu durumda konkordato talep eden borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağırılarak dinlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.