8. Hukuk Dairesi 2021/8613 E. , 2022/839 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sırasında, ... İli ... İlçesi 152 ada 27 parsel sayılı 1.792,28 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla senetsizden ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, 152 ada 27 parsel numaralı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğuna kayıp ve yitik kişilerden kaldığına dayanarak kadastro tespitinin iptaliyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın reddine, ... İli ... İlçesi 152 ada 27 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin, tespitteki gibi aynı vasıf ve mahiyetde tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazinenin davasının reddine ve 152 parselin tespit maliki adına tesciline karar verilmişse de delillerin değerlendirmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki 16.12.2015 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın imar ihya yönünden ve evveliyatı itibariyle zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilmiş, yine aynı raporda 1999 tarihli hava fotoğrafı ile 2007 ve 2013 tarihli uydu fotoğraflarında tarımsal faaliyetin bulunmadığı hali arazi olarak görüldüğü belirtilmiş, yapılan keşifte de taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet bulunmadığı mahkemece gözlemlenmiştir. Dosya kapsamında alınan, somut ve bilimsel verilerle desteklenen ve maddi bulgulara dayalı anılan bilirkişi raporundan çekişmeli taşınmazın halen devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali arazi özelliğini koruduğu anlaşıldığından davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.