9. Ceza Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, mevcut kamera kaydı, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında ilk derece mahkemesince sanığın, işlettiği bakkala ekmek almaya gelen mağdureye intikal günü gerçekleştirdiği eylemi öncesinde değişik tarihlerde cinsel istismarda bulunduğuna dair kesin ve inandırıcı delil olmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen temel cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi ile artırılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafisi ve katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 21.05.2020 gün ve 2020/634 Esas, 2020/684 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 03.03.2022 tarihinde üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 103/2-2. cümle, 43/1 maddelerinden cezalandırılmasına dair verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın temyizi üzerine, zincirleme suçun uygulanma koşullarının bulunmadığına dair bozma kararı verilmiş ise de; Sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 61. maddesi gereğince söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar nazara alınarak somut gerekçe gösterilmesi gerektiği ve aynı Kanunun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu nazara alındığında, kanunda yer alan bir kısım ifadelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçelerle hüküm kurulması karşısında kararın bu sebeplerle de bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun bu konuyla ilgili görüşüne katılmıyorum.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap