(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/5576 E. , 2012/15017 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, davalının vekili olarak bir kısım dava ve icra dosyalarını takip ettiğini, davalının kendisini haksız olarak azletitğini, davalıya vekaleten takip ettiği ...
4.İcra Müdürlüğünün 2006/6813 esas sayılı takip dosyasından doğan vekalet ücreti alacağını ödemediğini girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, azlin haklı olduğunu, davacının ücret isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, azlin haksız olduğunu gerekçe gösterilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukat, davalıya vekaleten işlerini takip ettiğini, davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ...
4.İcra Müdürlüğünün 2006/6813 esas sayılı dosyasından doğan vekalet ücretini de ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı ise davacı vekilin kendisine vekaleten takip ettiği ...
3.İcra Müdürlüğü'nün 2007/4909 esas sayılı dosyasından istifa etttiğini istifanın kendisine tebliğ edildiğini, bunun üzerine takip borçlusuyla anlaşmaya vardığını, davacı avukatın bundan sonra istifa ettiği takip dosyası için işlem yaptığını ve böylece güvenini sarstığı için azlettiğini savunmuştur. Mahkemece ise azlin haksız olduğu gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiştir. 2012/5576-15017
Davacının davalı şirketi temsilen takip ettiği ...
3.İcra Müdürlüğünün 2007/4909 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden davacının 9.5.2007 tarihli dilekçesiyle davalının vekilliğinden istifa ettiği icra müdürlüğüne bildirildiği, istifa dilekçesinin alacaklı asıla (davalıya) 29.5.2007 tarihinde tebliğ edildiği, bundan sonra davacı avukatın 18.6.2007 tarihinde eski vekaletnamesini yine aynı dosyaya sunmak suretiyle bir takım işlemler yaptırdığını ve haciz istediği 24.10.2007 tarihinde borçlunun evine hacze gidildiği, haciz sırasında borçlunun borcunu ödediğini beyan etmesi üzerinede davacı avukatın "şimdilik haciz yapılmasın" şeklinde beyanda bulunduğu, yine bu tarih itibariyle de (24.10.2007) davalının davacı avukatı gördüğü lüzum üzerine azlettiği anlaşılmıştır.
Vekil ile vekil eden arasında bulunan vekalet sözleşmesinin temel dayanağı güven saygı ve sadakat ilişkisidir. Vekilin güven sarsıcı harekette bulunması sonucu müvekkil tarafından azledilmesi halinde azil haklı olur. Az yukarıda açıklandığı üzere davacı avukat takip ettiği icra dosyasında davalının vekilliğinden istifa etmiş, istifa dilekçesi davalı müvekkiline tebliğ edilmiş, bundan sonra yeni bir vekaletname sunmadan eski vekaletnamesini ibraz etmek suretiyle aynı icra dosyası üzerinden bir kısım işlemler yapmış borçlunun evine hacze gitmiş böylece vekil edenin güvenini sarsmış, aynı günde davalı tarafından azledilmiştir. Hal böyle olunca da azlin haksız olduğundan söz edilmesine olanak yoktur. Azil haklı olunca da Avukatlık Kanunun 174. maddesi hükmünce ücret talebinde bulunulamaz. Ancak azilden önce bitirilmiş işler yönünden talepte bulunabilir. Mahkemenin bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.