(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/11091 E. , 2012/45794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; sanığın temyiz dışı sanık ... ile alkollü bir şekilde katılanlardan ...’nun işyerine geldikleri, ... ile miras meselesi nedeniyle önceye dair aralarında husumet bulunan akrabaları katılanlar ... ve ...’ın katılan ...'nun işyerinin önüne geldiklerinde sanıklar ... ve ... ile karşılaştıkları, sanık ...'ın katılan ...’a yönelik sinkaflı sözler sarfettiği, ardından araya girmek isteyen ve tarafları sakinleştirmeye çalışan diğer katılan ...’na sanık ...'ın "seni ... yerinde yaşatmam sana buraları dar ederim" şeklinde tehdit içerikli sözler sarfettiği, yine olayın devamında sanık ...’ın katılanlardan ...’a yönelik olarak da sinkaflı sözler sarfettiği, katılanlardan ...’ın olayı sakinleştirmek için oğulları katılanlar ... ve ...’ı arabaya bindirmeye çalıştığı sırada sanık ...'ın bu kez de katılan ...’a yönelik sinkaflı sözler sarfettiği, ayrıca sanık ...'ın olayın gerçekleştiği yerde bulunan her ikisi de katılanlardan ...’a ait park halindeki ... plakalı ve ... plakalı araçlara zarar verdiği, verilen bu zarar nedeniyle katılan ...’ın telefonla sanıklardan ...’ı aradığında sanık ...’ın katılan ...’a yönelik olarak telefon görüşmesi sırasında sinkaflı sözler sarf ettiği, sanığın katılanlara yönelik hakaret suçunu birbirine yakın ancak ayrı zaman dilimi içerisinde birden fazla fiille gerçekleştirdiği buna göre TCK 43/2 maddesi delaletiyle TCK 43/1 maddesinin sanık hakkında tatbikinin de söz konusu olamayacağı böylece sanığın hakaret, tehdit ve mala zarar verme suçlarını işlediğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik hakaret suçundan dolayı TCK'nun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.