Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2011/17514 E.  ,  2012/45059 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. Maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanığın olay tarihinde katılanın çalıştığı ...'ya ait eczanesine giderek ...'yı tanıyormuş izlenimi verecek şekilde "... abla geldi mi " diye sorduğu, katılan tarafından henüz gelmediğinin söylenmesi üzerine bu kez telefonla ...'yle konuşuyormuş gibi yaptığı, bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla katılanı ikna ettikten sonra acil paraya ihtiyacı olduğunu ve telefonla konuştuğu ...'nin kendisine para verilmesini istediğini belirterek katılanı yanıltıp 20.00TL parayı almak suretiyle haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı suçların subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasındaki isabetsizlik, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:

1.Sanığın TCK’nın “53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar vermek gerektiği gözetilmeden, 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,

2.Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK. nun 53. maddesine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek, ayrıca hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, 168/2,62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 8 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere 160.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ifadelerinin yerine '' 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasından 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 1 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 20.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına", yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
06.12.2012 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.53 K5320 md.8/1 K5237 md.58/6 K5237 md.52/2 K1412 md.322 TCK md.157/1 K5237 md.157/1 K5271 md.231/6 K1412 md.321 TCK md.58/6 CMK md.231/6