(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/4460 E. , 2012/9098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı belediyenin kendisine ait ve umuma açık bir park alanında kaçak su kullandığını tespit ettiğini, davalının tahakkuk edilen borcu ödemediğini, bu nedenle borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın 8.987,62 TL asıl alacak ve 1.549,08 TL islemiş faiz yönünden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel ... Sigortası Kununu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun l.maddesinin 9. fıkrası ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atıksu bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının kaçak su tutanağına dayanan talebinin 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davalının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davalının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tesbiti zorunludur. Mahkemece, davalının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davacı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre, davalının bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.